3708. Hadis
حَدَّثَنَا زَيَادُ بْنُ يَحْيَى الْحَسَّانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو بَحْرٍ، حَدَّثَنَا عَتَّابُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ الْحِمَّانِيُّ، حَدَّثَتْنِي صَفِيَّةُ بِنْتُ عَطِيَّةَ، قَالَتْ دَخَلْتُ مَعَ نِسْوَةٍ مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ عَلَى عَائِشَةَ فَسَأَلْنَاهَا عَنِ التَّمْرِ وَالزَّبِيبِ فَقَالَتْ كُنْتُ آخُذُ قَبْضَةً مِنْ تَمْرٍ وَقَبْضَةً مِنْ زَبِيبٍ فَأُلْقِيهِ فِي إِنَاءٍ فَأَمْرُسُهُ ثُمَّ أَسْقِيهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم .
Ziyâd b. Yahyâ el-Hassânî; Ebû Bahr; Attâb b. Abdülaziz el-Himmânî; Safiyye bint Atiyye'den nakletti: Safiyye dedi ki: Abdülkays'tan bir grup kadınla birlikte Âişe'nin radıyallâhu anhâ yanına girdik. Ona hurma ile kuru üzümü [karıştırmayı] sorduk da şöyle dedi: "Ben bir avuç hurma, bir avuç da kuru üzüm alır, onları bir kaba koyup [suda] ezerdim, sonra da onu Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'e içirirdim."