3973. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ لَقِيطِ بْنِ صَبِرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، لَقِيطِ بْنِ صَبِرَةَ قَالَ كُنْتُ وَافِدَ بَنِي الْمُنْتَفِقِ - أَوْ فِي وَفْدِ بَنِي الْمُنْتَفِقِ - إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ الْحَدِيثَ فَقَالَ - يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم - " لاَ تَحْسِبَنَّ " . وَلَمْ يَقُلْ لاَ تَحْسَبَنَّ .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Yahyâ b. Süleym anlattı; İsmâil b. Kesîr'den; Âsım b. Lakît b. Sabira'dan; babası Lakît b. Sabira'dan; dedi ki: Ben Benî Müntefik'in temsilcisiydim -veya Benî Müntefik heyeti arasındaydım- Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim... Ravi hadisi zikretti [ve şöyle dedi]: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem “Lâ tahsebene” [sin harfinin fethasıyla] buyurdu, “Lâ tahsibene” [sin harfinin kesrasıyla] buyurmadı.