3987. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ الْفَضْلِ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، - يَعْنِي ابْنَ عَمْرٍو النَّمَرِيَّ - أَخْبَرَنَا هَارُونُ، أَخْبَرَنِي أَبَانُ بْنُ تَغْلِبَ، عَنْ عَطِيَّةَ الْعَوْفِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ الرَّجُلَ مِنْ أَهْلِ عِلِّيِّينَ لَيُشْرِفُ عَلَى أَهْلِ الْجَنَّةِ فَتُضِيءُ الْجَنَّةُ لِوَجْهِهِ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ " . قَالَ وَهَكَذَا جَاءَ الْحَدِيثُ " دُرِّيٌّ " . مَرْفُوعَةُ الدَّالِ لاَ تُهْمَزُ " وَإِنَّ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ لَمِنْهُمْ وَأَنْعَمَا " .
Bize Yahyâ b. el-Fadl anlattı; bize Vüheyb -yani İbn Amr en-Nemerî- anlattı; bize Hârûn haber verdi; bana Ebân b. Tağlib haber verdi; Atiyye el-Avfî'den; Ebû Saîd el-Hudrî'den; [naklettiğine göre] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İlliyyîn ehlinden bir adam, cennet ehline yukarıdan bakar. [Onun] yüzünden cennet, sanki inci gibi parlayan bir yıldız (kevkebün dürriyyün) imiş gibi aydınlanır.” [Ravi] dedi ki: Hadis işte böyle ‘dürriyyün’ diye, dâl harfinin dammesiyle ve hemzesiz olarak gelmiştir. [Resûlullah şöyle devam buyurdu]: “Şüphesiz Ebû Bekir ve Ömer de onlardandır; onlar ne hoşturlar (veya ne yüce makamdadırlar)!”