4071. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْفٍ الطَّائِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنِي أَبِي، - قَالَ ابْنُ عَوْفٍ الطَّائِيُّ وَقَرَأْتُ فِي أَصْلِ إِسْمَاعِيلَ - قَالَ حَدَّثَنِي ضَمْضَمٌ - يَعْنِي ابْنَ زُرْعَةَ - عَنْ شُرَيْحِ بْنِ عُبَيْدٍ عَنْ حَبِيبِ بْنِ عُبَيْدٍ عَنْ حُرَيْثِ بْنِ الأَبَحِّ السَّلِيحِيِّ أَنَّ امْرَأَةً مِنْ بَنِي أَسَدٍ قَالَتْ كُنْتُ يَوْمًا عِنْدَ زَيْنَبَ امْرَأَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَصْبُغُ ثِيَابًا لَهَا بِمَغْرَةٍ فَبَيْنَا نَحْنُ كَذَلِكَ إِذْ طَلَعَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا رَأَى الْمَغْرَةَ رَجَعَ فَلَمَّا رَأَتْ ذَلِكَ زَيْنَبُ عَلِمَتْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ كَرِهَ مَا فَعَلَتْ فَأَخَذَتْ فَغَسَلَتْ ثِيَابَهَا وَوَارَتْ كُلَّ حُمْرَةٍ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجَعَ فَاطَّلَعَ فَلَمَّا لَمْ يَرَ شَيْئًا دَخَلَ .
Bize İbn Avf et-Tâî anlattı; dedi ki: Bize Muhammed b. İsmail anlattı; dedi ki: Bana babam anlattı; -İbn Avf et-Tâî dedi ki: Ben İsmail'in aslından (kitabından) okudum- dedi ki: Bana Damdam -yani İbn Zür'a- anlattı; Şureyh b. Ubeyd'den; Habîb b. Ubeyd'den; Hureys b. el-Ebah es-Selîhî'den; Benî Esed'den bir kadından [nakledildiğine göre]; dedi ki: "Bir gün Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in hanımı Zeyneb'in yanındaydım. Biz onun elbiselerini mağra (kızıl toprak boyası) ile boyuyorduk. Biz bu haldeyken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem çıkageldi. Mağra'yı görünce geri döndü. Zeyneb bunu görünce, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yaptığı şeyden hoşlanmadığını anladı. Hemen (elbiseleri) aldı, yıkadı ve bütün kırmızılığı giderdi. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem [tekrar] döndü ve baktı. Hiçbir şey (kırmızılık) görmeyince içeri girdi."