4806. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُفَضَّلِ - حَدَّثَنَا أَبُو مَسْلَمَةَ، سَعِيدُ بْنُ يَزِيدَ عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ مُطَرِّفٍ، قَالَ قَالَ أَبِي انْطَلَقْتُ فِي وَفْدِ بَنِي عَامِرٍ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْنَا أَنْتَ سَيِّدُنَا . فَقَالَ " السَّيِّدُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى " . قُلْنَا وَأَفْضَلُنَا فَضْلاً وَأَعْظَمُنَا طَوْلاً . فَقَالَ " قُولُوا بِقَوْلِكُمْ أَوْ بَعْضِ قَوْلِكُمْ وَلاَ يَسْتَجْرِيَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ " .
Bize Müsedded anlattı. Bize Bişr —yani İbnü'l-Mufaddal— anlattı. Bize Ebu Mesleme Saîd b. Yezîd, Ebu Nadre'den, o Mutarrif'ten nakletti. (Mutarrif) dedi ki: Babam şöyle dedi: Benî Âmir heyeti içinde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gittim. "Sen bizim efendimizsin!" dedik. "Seyyid (efendi), Allah Tebâreke ve Teâlâ'dır" buyurdu. Biz: "Ve faziletçe en üstünümüz, güç ve ihsanca en büyüğümüzsün!" dedik. Buyurdu ki: "Sözünüzü (bildiğiniz gibi) söyleyin —veya sözünüzün bir kısmını söyleyin— ve şeytan sizi (aşırılığa) sürüklemesin."