4875. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ الأَقْمَرِ، عَنْ أَبِي حُذَيْفَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قُلْتُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَسْبُكَ مِنْ صَفِيَّةَ كَذَا وَكَذَا قَالَ غَيْرُ مُسَدَّدٍ تَعْنِي قَصِيرَةً . فَقَالَ " لَقَدْ قُلْتِ كَلِمَةً لَوْ مُزِجَتْ بِمَاءِ الْبَحْرِ لَمَزَجَتْهُ " . قَالَتْ وَحَكَيْتُ لَهُ إِنْسَانًا فَقَالَ " مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا " .
Bize Müsedded anlattı. Bize Yahya anlattı, (o) Süfyan'dan. (O) Dedi ki: Bana Ali b. el-Akmer anlattı, (o) Ebu Huzeyfe'den, (o) Aişe'den (naklettiğine göre); (Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor): Nebi (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e: "Sana Safiyye'nin şöyle şöyle olması yeter" dedim. —(Ravi) Müsedded dışındakiler, "kısa boylu oluşunu kastediyor" dediler.— Bunun üzerine (Resûlullah): "Öyle bir söz söyledin ki, eğer o denizin suyuna karıştırılsaydı, onu(n tadını ve kokusunu) mutlaka bozardı" buyurdu. (Aişe devamla) dedi ki: "(Yine bir gün) ona bir insanı(n taklidini yaparak) hikaye etmiştim." Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Karşılığında bana şunlar şunlar verilse bile, bir insanı taklit etmeyi asla istemem."