Edep Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

5063. Hadis

حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ الْيَشْكُرِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي الْوَرْدِ بْنِ ثُمَامَةَ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ لاِبْنِ أَعْبَدَ أَلاَ أُحَدِّثُكَ عَنِّي وَعَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَتْ أَحَبَّ أَهْلِهِ إِلَيْهِ وَكَانَتْ عِنْدِي فَجَرَّتْ بِالرَّحَى حَتَّى أَثَّرَتْ بِيَدِهَا وَاسْتَقَتْ بِالْقِرْبَةِ حَتَّى أَثَّرَتْ فِي نَحْرِهَا وَقَمَّتِ الْبَيْتَ حَتَّى اغْبَرَّتْ ثِيَابُهَا وَأَوْقَدَتِ الْقِدْرَ حَتَّى دَكِنَتْ ثِيَابُهَا وَأَصَابَهَا مِنْ ذَلِكَ ضُرٌّ فَسَمِعْنَا أَنَّ رَقِيقًا أُتِيَ بِهِمْ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ لَوْ أَتَيْتِ أَبَاكِ فَسَأَلْتِيهِ خَادِمًا يَكْفِيكِ ‏.‏ فَأَتَتْهُ فَوَجَدَتْ عِنْدَهُ حُدَّاثًا فَاسْتَحْيَتْ فَرَجَعَتْ فَغَدَا عَلَيْنَا وَنَحْنُ فِي لِفَاعِنَا فَجَلَسَ عِنْدَ رَأْسِهَا فَأَدْخَلَتْ رَأْسَهَا فِي اللِّفَاعِ حَيَاءً مِنْ أَبِيهَا فَقَالَ ‏ "‏ مَا كَانَ حَاجَتُكِ أَمْسِ إِلَى آلِ مُحَمَّدٍ ‏"‏ ‏.‏ فَسَكَتَتْ مَرَّتَيْنِ فَقُلْتُ أَنَا وَاللَّهِ أُحَدِّثُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذِهِ جَرَّتْ عِنْدِي بِالرَّحَى حَتَّى أَثَّرَتْ فِي يَدِهَا وَاسْتَقَتْ بِالْقِرْبَةِ حَتَّى أَثَّرَتْ فِي نَحْرِهَا وَكَسَحَتِ الْبَيْتَ حَتَّى اغْبَرَّتْ ثِيَابُهَا وَأَوْقَدَتِ الْقِدْرَ حَتَّى دَكِنَتْ ثِيَابُهَا وَبَلَغَنَا أَنَّهُ قَدْ أَتَاكَ رَقِيقٌ أَوْ خَدَمٌ فَقُلْتُ لَهَا سَلِيهِ خَادِمًا ‏.‏ فَذَكَرَ مَعْنَى حَدِيثِ الْحَكَمِ وَأَتَمَّ ‏.‏

Müemmel b. Hişâm el-Yeşkürî, İsmail b. İbrâhîm'den, o el-Cüreyîrî'den, o Ebu'l-Verd b. Sümâme'den nakletmiştir. Ali (b. Ebi Talib), İbn A'bed'e şöyle dedi: "Sana kendimden ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kızı Fatıma'dan -ki o, ailesinin ona en sevimli olanıydı ve benim nikahım altındaydı- bahsedeyim mi? O (Fatıma), el değirmeni çevirdi, öyle ki elinde iz bıraktı. Kırbayla su taşıdı, öyle ki boynunda (veya göğsünde) iz bıraktı. Evi süpürdü, öyle ki elbiseleri tozlandı. Tencere (altını) yaktı, öyle ki elbiseleri karardı. Bu (ağır işler) ona zarar verdi (sıkıntı oldu). Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e köleler getirildiğini duyduk. Ben ona: 'Babana gidip sana yetecek (işlerine yardım edecek) bir hizmetçi istesen?' dedim. O da gitti fakat (babasının) yanında konuşan kimseler buldu, utandı ve geri döndü. Ertesi sabah biz yatağımızdayken (Peygamber) yanımıza geldi ve (Fatıma'nın) baş ucuna oturdu. Fatıma babasından utandığı için başını yorganın içine soktu. Peygamber: 'Dün Muhammed ailesine (geldiğinde) ihtiyacın neydi?' diye sordu. Fatıma iki defa sustu (cevap vermedi). Ben dedim ki: 'Vallahi ben sana anlatayım Ey Allah'ın Resulü! Bu (kızın), benim yanımda el değirmeni çevirdi, hatta elinde iz bıraktı. Kırba ile su taşıdı, hatta boynunda iz yaptı. Evi süpürdü, hatta elbiseleri tozlandı. Tencere yaktı, hatta elbiseleri is oldu. Bize, sana köleler veya hizmetçiler geldiği haberi ulaştı. Ben de ona; 'Ondan bir hizmetçi iste' dedim.' (Ravi diyor ki): Sonra (Peygamber), (önceki) Hakem hadisinin manasını zikrederek (hadisi) tamamladı."