1280. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا عَمِّي، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ ذَكْوَانَ، مَوْلَى عَائِشَةَ أَنَّهَا حَدَّثَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي بَعْدَ الْعَصْرِ وَيَنْهَى عَنْهَا وَيُوَاصِلُ وَيَنْهَى عَنِ الْوِصَالِ .
Bize Ubeydullâh b. Sa’d anlattı; bize amcam anlattı; bize babam anlattı; İbn İshâk’tan, Muhammed b. Amr b. Atâ’dan, Âişe’nin mevlâsı Zekvân’dan nakledildiğine göre Âişe [radıyallahu anhâ] ona şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ikindiden [asr] sonra [namaz] kılardı; oysa bunu [başkalarına] yasaklardı. [Yine kendisi oruçta] visal (peş peşe, iftar etmeden oruç tutma) yapardı; oysa [başkalarına] visal yapmayı yasaklardı.”