1459. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمٍ الْبَطِينِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أُوتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَبْعًا مِنَ الْمَثَانِي الطُّوَلِ وَأُوتِيَ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ سِتًّا فَلَمَّا أَلْقَى الأَلْوَاحَ رُفِعَتْ ثِنْتَانِ وَبَقِيَ أَرْبَعٌ .
Bize Osmân b. Ebî Şeybe anlattı; bize Cerîr, el-A’meş’ten anlattı; Müslim el-Batîn’den, Saîd b. Cübeyr’den, İbn Abbas’tan [radıyallahu anhümâ] nakledildiğine göre o şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e tekrarlanan yedi [es-seb’u’l-mesânî] ayet olarak uzun sûrelerden [et-tival] yedi tanesi verildi. Mûsâ [aleyhisselam]’a ise altı tanesi verildi. [Mûsâ] levhaları [yere] atınca ikisi [göğe] kaldırıldı ve [geriye] dört tanesi kaldı.”