1501. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، عَنْ هَانِئِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ حُمَيْضَةَ بِنْتِ يَاسِرٍ، عَنْ يُسَيْرَةَ، أَخْبَرَتْهَا أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَهُنَّ أَنْ يُرَاعِينَ بِالتَّكْبِيرِ وَالتَّقْدِيسِ وَالتَّهْلِيلِ وَأَنْ يَعْقِدْنَ بِالأَنَامِلِ فَإِنَّهُنَّ مَسْئُولاَتٌ مُسْتَنْطَقَاتٌ .
Bize Müsedded anlattı; bize Abdullah b. Dâvud, Hâni’ b. Osmân’dan, Humayda bint Yâsir’den, Yuseyra’dan [radıyallahu anhâ] naklettiğine göre [Yuseyra] ona şöyle haber vermiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onlara [kadınlara]; tekbiri [Allâhu ekber], takdisi [Sübbûhun Kuddûs veya Sübhânallâh] ve tehlili [lâ ilâhe illâllâh] hiç bırakmadan çekmelerini ve bunları parmak boğumlarıyla [sayarak] akdetmelerini emretti. Çünkü o [parmaklar], [kıyamet günü] sorguya çekilecek ve [kendilerinden] konuşmaları istenecektir.