1615. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، وَسُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْعَتَكِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَعَدَلَ النَّاسُ بَعْدُ نِصْفَ صَاعٍ مِنْ بُرٍّ . قَالَ وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ يُعْطِي التَّمْرَ فَأَعْوَزَ أَهْلَ الْمَدِينَةِ التَّمْرُ عَامًا فَأَعْطَى الشَّعِيرَ .
Bize Müsedded ve Süleyman b. Dâvud el-Atekî anlattılar; dediler ki: Bize Hammâd anlattı; Eyyûb'dan; Nâfi'den; o da Abdullah [b. Ömer radıyallahu anhümâ]'dan [naklederek] şöyle demiştir: “Daha sonra insanlar yarım sâ' (nısfu sâ') buğdayı (burr) [diğerlerinin bir sâ'ına] denk saydılar.” Nâfi dedi ki: “Abdullah [fitre olarak genelde] kuru hurma verirdi; ancak bir yıl Medine halkı hurma sıkıntısı çekince o yıl [hurma yerine] arpa verdi.”