3339. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَأَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الدَّارِمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ كُنَّا نَأْتِي أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ - قَالَ إِسْحَاقُ وَخَبَّازُهُ قَائِمٌ وَقَالَ الدَّارِمِيُّ وَخِوَانُهُ مَوْضُوعٌ - فَقَالَ يَوْمًا كُلُوا فَمَا أَعْلَمُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى رَغِيفًا مُرَقَّقًا بِعَيْنِهِ حَتَّى لَحِقَ بِاللَّهِ وَلاَ شَاةً سَمِيطًا قَطُّ .
Bize İshâk b. Mansûr ve Ahmed b. Saîd ed-Dârimî anlattı. Dediler ki: Bize Abdussamed b. Abdilvâris anlattı. Bize Hemmâm anlattı. Bize Katâde anlattı. Dedi ki: Biz Enes b. Mâlik'e gelirdik. -İshâk: "Ekmekçisi ayaktaydı"; Dârimî ise: "Sofrası kuruluydu" dedi.- Bir gün (Enes) şöyle dedi: "Yiyiniz! Zira ben, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Allah'a kavuşuncaya kadar gözüyle (görerek) hiç ince ekmek (yufka) ve semîd (tüyleri ütülmüş koyun) gördüğünü bilmiyorum."