4180. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي عُتْبَةَ، - مَوْلًى لأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَشَدَّ حَيَاءً مِنْ عَذْرَاءَ فِي خِدْرِهَا وَكَانَ إِذَا كَرِهَ شَيْئًا رُئِيَ ذَلِكَ فِي وَجْهِهِ .
Muhammed b. Beşşâr bize anlattı. Yahyâ b. Saîd ve Abdurrahman b. Mehdî bize anlattılar. Dediler ki: Şu'be bize anlattı. (O) Katâde'den, (o) Abdullah b. Ebî Utbe'den -ki Enes b. Mâlik'in azatlısıdır-, (o da) Ebû Saîd el-Hudrî'den (naklettiğine göre) şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, örtüsü (çadırı) içindeki bakire bir kızdan daha hayalı (utangaç) idi. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde (bu durum) yüzünden anlaşılırdı.