4194. Hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ لِيَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " اقْرَأْ عَلَىَّ " . فَقَرَأْتُ عَلَيْهِ بِسُورَةِ النِّسَاءِ حَتَّى إِذَا بَلَغْتُ {فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلاَءِ شَهِيدًا} فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ فَإِذَا عَيْنَاهُ تَدْمَعَانِ .
Hennâd b. es-Serî bize anlattı. Ebu'l-Ahvas bize anlattı. (O) el-A'meş'ten, (o) İbrahim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan (naklettiğine göre) şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bana: "(Kur'an) oku bana" buyurdu. Ben de O'na Nisâ Sûresini okudum. Nihayet { Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit olarak getirdiğimiz zaman halleri nice olur? } (Nisâ Sûresi: 41) ayetine gelince O'na baktım, gözleri yaş döküyordu.