947. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي بِعَرَفَةَ، فَجِئْتُ أَنَا وَالْفَضْلُ عَلَى أَتَانٍ، فَمَرَرْنَا عَلَى بَعْضِ الصَّفِّ، فَنَزَلْنَا عَنْهَا وَتَرَكْنَاهَا، ثُمَّ دَخَلْنَا فِي الصَّفِّ .
Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; dedi ki: Bize Süfyân, Zührî'den, o Ubeydullah b. Abdillâh'tan, o da İbn Abbâs'tan naklen haber verdi. O şöyle dedi: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Arafat'ta namaz kılıyordu. Ben ve Fadl bir dişi eşeğin üzerinde geldik. Safın bir kısmının önünden geçtik, sonra ondan indik ve onu (bir kenara) bıraktık; sonra da safa girdik."