1620. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ الْعُثْمَانِيُّ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " مَا مِنْ نَبِيٍّ يَمْرَضُ إِلاَّ خُيِّرَ بَيْنَ الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ " . قَالَتْ فَلَمَّا كَانَ مَرَضُهُ الَّذِي قُبِضَ فِيهِ أَخَذَتْهُ بُحَّةٌ فَسَمِعْتُهُ يَقُولُ " مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ " . فَعَلِمْتُ أَنَّهُ خُيِّرَ .
Bize Ebu Mervan el-Osmanî anlattı; bize İbrahim b. Sa'd anlattı; babasından; Urve'den; Âişe'den [nakledildiğine göre] o şöyle dedi: Resûlullah'ı sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işittim: "Hiçbir nebi yoktur ki hastalansın da dünya ile ahiret arasında muhayyer bırakılmasın." [Âişe] dedi ki: Vefat ettiği hastalığına yakalanınca sesi kısıldı ve şöyle dediğini işittim: "{ Allah'ın kendilerine nimet verdiği } nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle { beraber }..." [Nisa, 69]. Bunun üzerine (dünya ile ahiret arasında) muhayyer bırakıldığını anladım.