306. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ أَبِي أُنَيْسَةَ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ مُصَرِّفٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَدِمَ أَعْرَابٌ مِنْ عُرَيْنَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَسْلَمُوا فَاجْتَوَوُا الْمَدِينَةَ حَتَّى اصْفَرَّتْ أَلْوَانُهُمْ وَعَظُمَتْ بُطُونُهُمْ فَبَعَثَ بِهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى لِقَاحٍ لَهُ وَأَمَرَهُمْ أَنْ يَشْرَبُوا مِنْ أَلْبَانِهَا وَأَبْوَالِهَا حَتَّى صَحُّوا فَقَتَلُوا رَاعِيَهَا وَاسْتَاقُوا الإِبِلَ فَبَعَثَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي طَلَبِهِمْ فَأُتِيَ بِهِمْ فَقَطَعَ أَيْدِيَهُمْ وَأَرْجُلَهُمْ وَسَمَرَ أَعْيُنَهُمْ . قَالَ أَمِيرُ الْمُؤْمِنِينَ عَبْدُ الْمَلِكِ لأَنَسٍ وَهُوَ يُحَدِّثُهُ هَذَا الْحَدِيثَ بِكُفْرٍ أَمْ بِذَنْبٍ قَالَ بِكُفْرٍ . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ لاَ نَعْلَمُ أَحَدًا قَالَ عَنْ يَحْيَى عَنْ أَنَسٍ فِي هَذَا الْحَدِيثِ غَيْرَ طَلْحَةَ وَالصَّوَابُ عِنْدِي وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ يَحْيَى عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ مُرْسَلٌ .
Bize Muhammed b. Vehb haber verdi; bize Muhammed b. Seleme anlattı; Ebû Abdürrahîm'den; dedi ki: Bana Zeyd b. Ebî Üneyse anlattı; Talha b. Musarrif'ten; Yahyâ b. Saîd'den; o da Enes b. Mâlik'ten [naklederek] anlattı; şöyle demiştir: Ureyne kabilesinden bazı bedeviler Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelip Müslüman oldular. Medine'nin havası onlara ağır gelince [hastalandılar]; renkleri sarardı ve karınları şişti. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onları, kendisine ait süt develerinin yanına gönderdi ve iyileşinceye kadar onların sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. İyileşince [develerin] çobanını öldürdüler ve develeri önlerine katıp götürdüler. Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem peşlerinden takipçi gönderdi. [Yakalanıp] getirildiler; [Resûlullah] ellerini ve ayaklarını kestirdi, gözlerini de oydurdu. Müminlerin emiri Abdülmelik, bu hadisi anlatırken Enes'e: ‘[Bu ceza] küfürden dolayı mı yoksa bir günahtan dolayı mı [verildi]?’ diye sordu. [Enes]: ‘Küfürden dolayı’ dedi. -Ebû Abdurrahman [Nesâî] der ki: Bu hadisi Yahyâ'dan, [o da] Enes'ten [naklederek] Talha'dan başka söyleyen birini bilmiyoruz. Bana göre doğrusu -Allah Teâlâ en iyisini bilir- Yahyâ'nın Saîd b. el-Müseyyeb'den yaptığı mürsel rivayettir.-