307. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ مَخْلَدٍ - قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، - وَهُوَ ابْنُ صَالِحٍ - عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، فِي بَيْتِ الْمَالِ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي عِنْدَ الْبَيْتِ وَمَلأٌ مِنْ قُرَيْشٍ جُلُوسٌ وَقَدْ نَحَرُوا جَزُورًا فَقَالَ بَعْضُهُمْ أَيُّكُمْ يَأْخُذُ هَذَا الْفَرْثَ بِدَمِهِ ثُمَّ يُمْهِلُهُ حَتَّى يَضَعَ وَجْهَهُ سَاجِدًا فَيَضَعُهُ - يَعْنِي - عَلَى ظَهْرِهِ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَانْبَعَثَ أَشْقَاهَا فَأَخَذَ الْفَرْثَ فَذَهَبَ بِهِ ثُمَّ أَمْهَلَهُ فَلَمَّا خَرَّ سَاجِدًا وَضَعَهُ عَلَى ظَهْرِهِ فَأُخْبِرَتْ فَاطِمَةُ بِنْتُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهِيَ جَارِيَةٌ فَجَاءَتْ تَسْعَى فَأَخَذَتْهُ مِنْ ظَهْرِهِ فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ صَلاَتِهِ قَالَ " اللَّهُمَّ عَلَيْكَ بِقُرَيْشٍ " . ثَلاَثَ مَرَّاتٍ " اللَّهُمَّ عَلَيْكَ بِأَبِي جَهْلِ بْنِ هِشَامٍ وَشَيْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ وَعُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ وَعُقْبَةَ بْنِ أَبِي مُعَيْطٍ " . حَتَّى عَدَّ سَبْعَةً مِنْ قُرَيْشٍ . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَوَالَّذِي أَنْزَلَ عَلَيْهِ الْكِتَابَ لَقَدْ رَأَيْتُهُمْ صَرْعَى يَوْمَ بَدْرٍ فِي قَلِيبٍ وَاحِدٍ .
Bize Ahmed b. Osmân b. Hakîm haber verdi; dedi ki: Bize Hâlid -yani İbn Mahled- anlattı; dedi ki: Bize Alî -ki o İbn Sâlih'tir- anlattı; Ebû İshâk'tan; Amr b. Meymûn'dan; o da Beytü'l-Mâl'de Abdullah'ın [İbn Mes'ûd] onlara şöyle anlattığını haber verdi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Beyt'in [Kabe'nin] yanında namaz kılıyordu; o sırada Kureyş'ten bir grup [müşrik] oturuyordu ve bir deve kesmişlerdi. Bazıları [diğerlerine]: “Hanginiz şu devenin kanlı işkembesini (fers) alıp o secdeye kapanınca sırtına koyacak?” dedi. Abdullah dedi ki: Onların en şakisi [Ukbe b. Ebî Muayt] atılıp işkembeyi aldı ve [bekledi]. [Resûlullah] secdeye kapanınca onu sırtına koydu. [O sırada] henüz küçük bir kız olan Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in kızı Fâtıma'ya haber verildi; o da koşarak gelip onu sırtından attı. [Resûlullah] namazını bitirince: “Allah'ım! Kureyş'i sana havale ediyorum!” diye üç defa dua etti. [Ardından]: “Allah'ım! Ebû Cehil b. Hişâm'ı, Şeybe b. Rebîa'yı, Utbe b. Rebîa'yı ve Ukbe b. Ebî Muayt'ı sana havale ediyorum!” diyerek Kureyş'ten yedi kişi saydı. Abdullah dedi ki: Kendisine Kitab'ı indirene yemin olsun ki, [saydığı] o kişilerin hepsini Bedir günü [öldürülmüş halde] tek bir kuyuda (kalîb) gördüm.