317. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَكَمُ، عَنْ ذَرٍّ، عَنِ ابْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ عَنِ التَّيَمُّمِ، فَلَمْ يَدْرِ مَا يَقُولُ فَقَالَ عَمَّارٌ أَتَذْكُرُ حَيْثُ كُنَّا فِي سَرِيَّةٍ فَأَجْنَبْتُ فَتَمَعَّكْتُ فِي التُّرَابِ فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " إِنَّمَا يَكْفِيكَ هَكَذَا " . وَضَرَبَ شُعْبَةُ بِيَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ وَنَفَخَ فِي يَدَيْهِ وَمَسَحَ بِهِمَا وَجْهَهُ وَكَفَّيْهِ مَرَّةً وَاحِدَةً .
Bize Amr b. Yezîd haber verdi; dedi ki: Bize Behâ anlattı; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; dedi ki: Bize el-Hakem, Zerr'den; o İbn Abdurrahman b. Ebzâ'dan; o da babasından [naklederek] anlattı; bir adam Ömer b. el-Hattâb'a teyemmüm hakkında sordu; [Ömer] ne diyeceğini bilemedi [hatırlayamadı]. Bunun üzerine Ammâr şöyle dedi: “Hatırlıyor musun? Bir müfrezedeyken [askeri seferdeyken] cünüp olmuştum ve toprakta yuvarlanmıştım. Sonra Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelince: ‘Sana şöylece [yapman] yeterliydi’ buyurdu.” Şu'be [Resûlullah'ın yaptığı teyemmümü tarif ederken] ellerini dizlerine vurdu, ellerine üfledi ve onlarla yüzünü ve ellerini [bileklerine kadar] bir defa meshetti.