934. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ الْحَارِثَ بْنَ هِشَامٍ، سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ يَأْتِيكَ الْوَحْىُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَحْيَانًا يَأْتِينِي فِي مِثْلِ صَلْصَلَةِ الْجَرَسِ وَهُوَ أَشَدُّهُ عَلَىَّ فَيَفْصِمُ عَنِّي وَقَدْ وَعَيْتُ مَا قَالَ وَأَحْيَانًا يَتَمَثَّلُ لِيَ الْمَلَكُ رَجُلاً فَيُكَلِّمُنِي فَأَعِي مَا يَقُولُ " . قَالَتْ عَائِشَةُ وَلَقَدْ رَأَيْتُهُ يَنْزِلُ عَلَيْهِ فِي الْيَوْمِ الشَّدِيدِ الْبَرْدِ فَيَفْصِمُ عَنْهُ وَإِنَّ جَبِينَهُ لَيَتَفَصَّدُ عَرَقًا .
Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn -onun huzurunda okunurken ve ben dinliyorken, lafız ona aittir- haber verdi; İbnü'l-Kâsım'dan; dedi ki: Bana Mâlik anlattı; Hişâm b. Urve'den; babasından; Aişe'den; Hâris b. Hişâm'ın Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e şöyle sorduğunu nakletmiştir: "Sana vahiy nasıl geliyor?" Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bazen bana çıngırak sesi gibi gelir. Bu bana en ağır gelenidir. Benden ayrıldığında, (meleğin) dediğini anlamış olurum. Bazen de melek bana bir adam suretinde görünür ve benimle konuşur; ben de onun söylediğini anlarım." Aişe dedi ki: Yemin olsun, ben onu (vahyi), çok soğuk bir günde kendisine inerken gördüm. Vahiy ondan ayrıldığında alnından şakır şakır ter akıyordu.