1221. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ كُنَّا نُسَلِّمُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَيَرُدُّ عَلَيْنَا السَّلاَمَ حَتَّى قَدِمْنَا مِنْ أَرْضِ الْحَبَشَةِ فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ فَأَخَذَنِي مَا قَرُبَ وَمَا بَعُدَ فَجَلَسْتُ حَتَّى إِذَا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يُحْدِثُ مِنْ أَمْرِهِ مَا يَشَاءُ وَإِنَّهُ قَدْ أَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ أَنْ لاَ يُتَكَلَّمَ فِي الصَّلاَةِ " .
Bize Hüseyin b. Hureys haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân, Âsım'dan, (o) Ebu Vâil'den, (o da) İbn Mes'ûd'dan anlattı. Dedi ki: "Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem selam verirdik, o da selamımızı alırdı. Nihayet Habeşistan topraklarından (dönüp) geldiğimizde, ona selam verdim ama bana karşılık vermedi. Beni yakın ve uzak (her türlü düşünce) sardı. Oturdum. Namazı bitirince şöyle buyurdu: 'Şüphesiz Allah azze ve celle, emrinden dilediğini ihdas eder (yeni hüküm koyar). Ve O, emrinden namazda konuşulmamasını ihdas etmiştir.'"