1179. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَصَمِّ، قَالَ سُئِلَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ عَنِ التَّكْبِيرِ، فِي الصَّلاَةِ فَقَالَ يُكَبِّرُ إِذَا رَكَعَ وَإِذَا سَجَدَ وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ السُّجُودِ وَإِذَا قَامَ مِنَ الرَّكْعَتَيْنِ . فَقَالَ حُطَيْمٌ عَمَّنْ تَحْفَظُ هَذَا فَقَالَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ - رضى الله عنهما - ثُمَّ سَكَتَ . فَقَالَ لَهُ حُطَيْمٌ وَعُثْمَانُ قَالَ وَعُثْمَانُ .
Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Avâne anlattı, Abdurrahmân b. el-Asam'dan; dedi ki: Enes b. Mâlik'e namazdaki tekbir(ler)den soruldu. Dedi ki: "Rükû ettiği zaman, secde ettiği zaman, başını secdeden kaldırdığı zaman ve iki rekattan (sonra) kalktığı zaman tekbir getirir." Huteym ona: "Bunu kimden belledin?" diye sordu. O: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den, Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhüma-'den" dedi, sonra sustu. Huteym ona: "Ya Osman?" dedi. O da: "Ve Osman'dan" dedi.
1180. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا غَيْلاَنُ بْنُ جَرِيرٍ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ صَلَّى عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ فَكَانَ يُكَبِّرُ فِي كُلِّ خَفْضٍ وَرَفْعٍ يُتِمُّ التَّكْبِيرَ . فَقَالَ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ لَقَدْ ذَكَّرَنِي هَذَا صَلاَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Amr b. Ali haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ b. Saîd anlattı; dedi ki: Bize Hammâd b. Zeyd anlattı; dedi ki: Bize Gaylân b. Cerîr anlattı, Mutarrif b. Abdillâh'tan; dedi ki: "Ali b. Ebî Tâlib namaz kıldı. Her inişte ve kalkışta tekbir getiriyor, tekbiri tam yapıyordu. İmrân b. Husayn dedi ki: "Bu (zat), bana Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazını hatırlattı.""
1181. Hadis
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ سَمِعْتُهُ يُحَدِّثُ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ السَّجْدَتَيْنِ كَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ كَمَا صَنَعَ حِينَ افْتَتَحَ الصَّلاَةَ .
Bize Ya'kûb b. İbrâhîm ed-Devrakî ve Muhammed b. Beşşâr -lafız Muhammed'e aittir- haber verdi; dediler ki: Bize Yahyâ b. Saîd anlattı; dedi ki: Bize Abdulhamîd b. Ca'fer anlattı; dedi ki: Bana Muhammed b. Amr b. Atâ anlattı, Ebû Humeyd es-Sâidî'den; (Muhammed) onu şöyle anlatırken işitmiştir; dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem iki secdeden (sonra) kalktığı zaman tekbir getirir ve namaza başlarken yaptığı gibi ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı."
1182. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ عُبَيْدَ اللَّهِ، - وَهُوَ ابْنُ عُمَرَ - عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ إِذَا دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ وَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ وَإِذَا قَامَ مِنَ الرَّكْعَتَيْنِ يَرْفَعُ يَدَيْهِ كَذَلِكَ حَذْوَ الْمَنْكِبَيْنِ .
Bize Muhammed b. Abdil-A'lâ es-San'ânî haber verdi; dedi ki: Bize Mu'temir anlattı; dedi ki: Ben Ubeydullah -ki o İbn Ömer'dir-'i, İbn Şihâb'dan; Sâlim'den; İbn Ömer'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den (şöyle naklederken) işittim: "O (Nebi), namaza başladığı zaman, rükû etmek istediği zaman, başını rükûdan kaldırdığı zaman ve (ilk) iki rekattan (sonra) ayağa kalktığı zaman ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı."
1183. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَزِيعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، - وَهُوَ ابْنُ عُمَرَ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ انْطَلَقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصْلِحُ بَيْنَ بَنِي عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ فَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَجَاءَ الْمُؤَذِّنُ إِلَى أَبِي بَكْرٍ فَأَمَرَهُ أَنْ يَجْمَعَ النَّاسَ وَيَؤُمَّهُمْ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَرَقَ الصُّفُوفَ حَتَّى قَامَ فِي الصَّفِّ الْمُقَدَّمِ وَصَفَّحَ النَّاسُ بِأَبِي بَكْرٍ لِيُؤْذِنُوهُ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ لاَ يَلْتَفِتُ فِي الصَّلاَةِ فَلَمَّا أَكْثَرُوا عَلِمَ أَنَّهُ قَدْ نَابَهُمْ شَىْءٌ فِي صَلاَتِهِمْ فَالْتَفَتَ فَإِذَا هُوَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىْ كَمَا أَنْتَ فَرَفَعَ أَبُو بَكْرٍ يَدَيْهِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ لِقَوْلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ رَجَعَ الْقَهْقَرَى وَتَقَدَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ لأَبِي بَكْرٍ " مَا مَنَعَكَ إِذْ أَوْمَأْتُ إِلَيْكَ أَنْ تُصَلِّيَ " . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه مَا كَانَ يَنْبَغِي لاِبْنِ أَبِي قُحَافَةَ أَنْ يَؤُمَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . ثُمَّ قَالَ لِلنَّاسِ " مَا بَالُكُمْ صَفَّحْتُمْ إِنَّمَا التَّصْفِيحُ لِلنِّسَاءِ " . ثُمَّ قَالَ " إِذَا نَابَكُمْ شَىْءٌ فِي صَلاَتِكُمْ فَسَبِّحُوا " .
Bize Muhammed b. Abdillâh b. Bezî' haber verdi; dedi ki: Bize Abdul-A'lâ b. Abdil-A'lâ anlattı; dedi ki: Bize Ubeydullah -ki o İbn Ömer'dir- anlattı, Ebû Hâzim'den; Sehl b. Sa'd'dan; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Amr b. Avf oğullarının arasını düzeltmek için (onların yurduna) gitti. Namaz vakti girince müezzin Ebû Bekir'in yanına geldi. (Ebû Bekir) ona insanları toplamasını (kamet getirmesini) emretti ve onlara imam oldu. Derken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geldi, safları yardı ve en ön safta durdu. İnsanlar Ebû Bekir'i, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den haberdar etmek için el çırptılar. Ebû Bekir namazda (sağa sola) dönüp bakmazdı. (El çırpmayı) çoğalttıkları zaman namazlarında bir durum meydana geldiğini anladı ve döndü. Bir de baktı ki Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem orada! Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona 'Yerinde dur' diye işaret etti. Ebû Bekir ellerini kaldırdı, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bu sözünden dolayı Allah'a hamd ve senâ etti. Sonra geri geri çekildi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem öne geçti ve namazı kıldırdı. Namazı bitirince Ebû Bekir'e: "Sana işaret ettiğim halde namazı kıldırmana ne engel oldu?" diye sordu. Ebû Bekir -radıyallahu anh-: "Ebû Kuhâfe'nin oğluna, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in önüne geçip imamlık yapmak yakışmaz." dedi. Sonra (Resûlullah) insanlara şöyle buyurdu: "Size ne oluyor da el çırpıyorsunuz? El çırpmak ancak kadınlar içindir. Namazınızda başınıza bir iş gelirse tesbih edin."
1184. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْثَرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمُسَيَّبِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ تَمِيمِ بْنِ طَرَفَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ رَافِعُو أَيْدِينَا فِي الصَّلاَةِ فَقَالَ " مَا بَالُهُمْ رَافِعِينَ أَيْدِيَهُمْ فِي الصَّلاَةِ كَأَنَّهَا أَذْنَابُ الْخَيْلِ الشُّمُسِ اسْكُنُوا فِي الصَّلاَةِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Abser anlattı, A'meş'ten; Müseyyeb b. Râfi'den; Temîm b. Tarafe'den; Câbir b. Semure'den; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (bir gün) yanımıza çıktı. Biz namazda ellerimizi kaldırıyorduk. Şöyle buyurdu: "Neden onlara (insanlara) ellerini namazda hırçın atların kuyrukları gibi kaldırırlarken bakıyorum? Namazda sakin olun.""
1185. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ ابْنِ الْقِبْطِيَّةِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي خَلْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَنُسَلِّمُ بِأَيْدِينَا فَقَالَ " مَا بَالُ هَؤُلاَءِ يُسَلِّمُونَ بِأَيْدِيهِمْ كَأَنَّهَا أَذْنَابُ خَيْلٍ شُمْسٍ أَمَا يَكْفِي أَحَدَهُمْ أَنْ يَضَعَ يَدَهُ عَلَى فَخِذِهِ ثُمَّ يَقُولَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمُ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ " .
Bize Ahmed b. Süleyman haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ b. Âdem anlattı, Mis'ar'dan; Ubeydullah İbnu'l-Kıbtiyye'den; Câbir b. Semure'den; dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in arkasında namaz kılıyor ve ellerimizle selam veriyorduk. Şöyle buyurdu: "Bu insanlara ne oluyor da hırçın atların kuyrukları gibi elleriyle selam veriyorlar? Birinizin elini uyluğunun üzerine koyup sonra 'Es-selâmü aleyküm, es-selâmü aleyküm' demesi (ona) yetmez mi?""
1186. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ بُكَيْرٍ، عَنْ نَابِلٍ، صَاحِبِ الْعَبَاءِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ صُهَيْبٍ، صَاحِبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ مَرَرْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُصَلِّي فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَرَدَّ عَلَىَّ إِشَارَةً وَلاَ أَعْلَمُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ بِإِصْبَعِهِ .
Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Leys anlattı, Bükeyr'den; Nâbil Sâhibu'l-Abâ'dan; İbn Ömer'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in arkadaşı Suhayb'den; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kılarken yanına uğradım ve ona selam verdim. Bana işaretle karşılık verdi." (Ravi) dedi ki: "Bildiğim kadarıyla o, 'parmağıyla (işaret etti)' dedi."
1187. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ الْمَكِّيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، قَالَ قَالَ ابْنُ عُمَرَ دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَسْجِدَ قُبَاءَ لِيُصَلِّيَ فِيهِ فَدَخَلَ عَلَيْهِ رِجَالٌ يُسَلِّمُونَ عَلَيْهِ فَسَأَلْتُ صُهَيْبًا وَكَانَ مَعَهُ كَيْفَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ إِذَا سُلِّمَ عَلَيْهِ قَالَ كَانَ يُشِيرُ بِيَدِهِ .
Bize Muhammed b. Mansûr el-Mekkî haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı, Zeyd b. Eslem'den; (dedi ki): İbn Ömer dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kılmak için Kübâ Mescidi'ne girdi. Adamlar yanına girip ona selam veriyorlardı. Yanında bulunan Suhayb'e: "Kendisine selam verildiği zaman Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ne yapıyordu?" diye sordum. Dedi ki: "Eliyle işaret ediyordu.""
1188. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا وَهْبٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَرِيرٍ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ قَيْسِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، أَنَّهُ سَلَّمَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُصَلِّي فَرَدَّ عَلَيْهِ .
Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi; dedi ki: Bize Vehb -yani İbn Cerîr- anlattı; dedi ki: Bize babam anlattı, Kays b. Sa'd'dan; Atâ'dan; Muhammed b. Ali'den; Ammâr b. Yâsir'den; (şöyle nakledilmiştir): "O, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e namaz kılarken selam verdi. (Resûlullah) ona karşılık verdi."
1189. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِحَاجَةٍ ثُمَّ أَدْرَكْتُهُ وَهُوَ يُصَلِّي فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَأَشَارَ إِلَىَّ فَلَمَّا فَرَغَ دَعَانِي فَقَالَ " إِنَّكَ سَلَّمْتَ عَلَىَّ آنِفًا وَأَنَا أُصَلِّي " . وَإِنَّمَا هُوَ مُوَجَّهٌ يَوْمَئِذٍ إِلَى الْمَشْرِقِ
Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Leys anlattı, Ebû Zübeyr'den; Câbir'den; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem beni bir ihtiyaç için gönderdi. Sonra ona yetiştim; namaz kılıyordu. Kendisine selam verdim. Bana işaret etti. Namazı bitirince beni çağırdı ve: "Demin ben namazdayken bana selam verdin." buyurdu. O gün doğuya doğru yönelmişti."
1190. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ هَاشِمٍ الْبَعْلَبَكِّيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ شَابُورٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ بَعَثَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَتَيْتُهُ وَهُوَ يَسِيرُ مُشَرِّقًا أَوْ مُغَرِّبًا فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَأَشَارَ بِيَدِهِ ثُمَّ سَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَأَشَارَ بِيَدِهِ فَانْصَرَفْتُ فَنَادَانِي " يَا جَابِرُ " . فَنَادَانِي النَّاسُ يَا جَابِرُ . فَأَتَيْتُهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي سَلَّمْتُ عَلَيْكَ فَلَمْ تَرُدَّ عَلَىَّ . فَقَالَ " إِنِّي كُنْتُ أُصَلِّي " .
Bize Muhammed b. Hâşim el-Ba'lebekkî haber verdi; dedi ki: Bize Muhammed b. Şuayb b. Şâbûr anlattı, Amr b. el-Hâris'ten; dedi ki: Bana Ebû Zübeyr haber verdi, Câbir'den; dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem beni (bir iş için) gönderdi. (Döndüğümde) yanına geldim. O doğuya veya batıya doğru gidiyordu. Kendisine selam verdim. Bana eliyle işaret etti. Sonra (tekrar) selam verdim. Yine eliyle işaret etti. Ben de dönüp gittim. Bana: "Ey Câbir!" diye seslendi. İnsanlar da: "Ey Câbir!" diye seslendiler. Yanına geldim ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Sana selam verdim ama bana karşılık vermedin." dedim. Buyurdu ki: "Ben namaz kılıyordum."
1191. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَالْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا قَامَ أَحَدُكُمْ فِي الصَّلاَةِ فَلاَ يَمْسَحِ الْحَصَى فَإِنَّ الرَّحْمَةَ تُوَاجِهُهُ " .
Bize Kuteybe b. Saîd ve Hüseyn b. Hureys -lafız Hüseyn'e aittir- haber verdi; Süfyân'dan; Zührî'den; Ebu'l-Ahvas'tan; Ebû Zer'den; (şöyle nakledilmiştir): "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biri namaza durduğu zaman çakıl taşlarını silmesin. Çünkü rahmet ona yönelmiş durumdadır."
1192. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنِي مُعَيْقِيبٌ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنْ كُنْتَ لاَ بُدَّ فَاعِلاً فَمَرَّةً " .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübârek haber verdi, Evzâî'den; Yahyâ b. Ebî Kesîr'den; dedi ki: Bana Ebû Seleme b. Abdurrahmân anlattı; dedi ki: Bana Muaykîb anlattı; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer mutlaka (taşları düzeltmen) gerekiyorsa, bir kere (yap)."
1193. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، وَشُعَيْبُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ - عَنِ ابْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا بَالُ أَقْوَامٍ يَرْفَعُونَ أَبْصَارَهُمْ إِلَى السَّمَاءِ فِي صَلاَتِهِمْ " . فَاشْتَدَّ قَوْلُهُ فِي ذَلِكَ حَتَّى قَالَ " لَيَنْتَهُنَّ عَنْ ذَلِكَ أَوْ لَتُخْطَفَنَّ أَبْصَارُهُمْ " .
Bize Ubeydullah b. Saîd ve Şuayb b. Yûsuf haber verdi; Yahyâ'dan -ki o İbn Saîd el-Kattân'dır-; İbn Ebî Arûbe'den; Katâde'den; Enes b. Mâlik'ten; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu (nakledilmiştir): ""Bazı kimselere ne oluyor da namazlarında gözlerini göğe dikiyorlar?" Bu konudaki sözünü sertleştirdi ve sonunda şöyle buyurdu: "Ya buna son verirler ya da gözleri (yerinden) kapılıp götürülür."
1194. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَدَّثَهُ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا كَانَ أَحَدُكُمْ فِي الصَّلاَةِ فَلاَ يَرْفَعْ بَصَرَهُ إِلَى السَّمَاءِ أَنْ يُلْتَمَعَ بَصَرُهُ " .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah anlattı, Yûnus'tan; İbn Şihâb'dan; Ubeydullah b. Abdillâh'tan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bir adamın ona anlattığına göre, bu sahabe Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiştir: "Sizden biri namazda iken gözünü göğe dikmesin; yoksa gözü kapılıverir."
1195. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الأَحْوَصِ، يُحَدِّثُنَا فِي مَجْلِسِ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ وَابْنُ الْمُسَيَّبِ جَالِسٌ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا ذَرٍّ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَزَالُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ مُقْبِلاً عَلَى الْعَبْدِ فِي صَلاَتِهِ مَا لَمْ يَلْتَفِتْ فَإِذَا صَرَفَ وَجْهَهُ انْصَرَفَ عَنْهُ " .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübârek anlattı, Yûnus'tan; Zührî'den; dedi ki: Ben Ebu'l-Ahvas'ı, Saîd b. el-Müseyyeb'in meclisinde bize hadis anlatırken işittim -ki o sırada İbnü'l-Müseyyeb de oturuyordu-; Ebu'l-Ahvas, Ebû Zer'i şöyle derken işitmiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Kul dönüp bakmadığı sürece, Allah Azze ve Celle namazında kuluna yönelmeye devam eder. Yüzünü çevirdiği zaman, O da ondan yüz çevirir."
1196. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ الاِلْتِفَاتِ فِي الصَّلاَةِ فَقَالَ " اخْتِلاَسٌ يَخْتَلِسُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الصَّلاَةِ " .
Bize Amr b. Ali haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahmân anlattı; dedi ki: Bize Zâide anlattı, Eş'as b. Ebi'ş-Sha'sâ'dan; babasından; Mesrûk'tan; Âişe -radıyallahu anhâ-'dan; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e namazda sağa sola bakmayı sordum. Şöyle buyurdu: "Bu, şeytanın namazdan kaptığı bir hırsızlıktır.""
1197. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَشْعَثَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Amr b. Ali haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahmân anlattı; dedi ki: Bize Ebu'l-Ahvas anlattı, Eş'as'tan; babasından; Mesrûk'tan; Âişe'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; (önceki hadisin) bir benzerini (rivayet etmiştir).
1198. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنْ أَبِي عَطِيَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Amr b. Ali haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahmân anlattı; dedi ki: Bize İsrâîl anlattı, Eş'as b. Ebi'ş-Sha'sâ'dan; Ebû Atiyye'den; Mesrûk'tan; Âişe'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; (önceki hadisin) bir benzerini (rivayet etmiştir).
1199. Hadis
أَخْبَرَنَا هِلاَلُ بْنُ الْعَلاَءِ بْنِ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعَافَى بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ، - وَهُوَ ابْنُ مَعْنٍ - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ، عَنْ أَبِي عَطِيَّةَ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ إِنَّ الاِلْتِفَاتَ فِي الصَّلاَةِ اخْتِلاَسٌ يَخْتَلِسُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الصَّلاَةِ .
Bize Hilâl b. el-Alâ b. Hilâl haber verdi; dedi ki: Bize Muâfâ b. Süleyman anlattı; dedi ki: Bize Kâsım -ki o İbn Ma'n'dır- anlattı, A'meş'ten; Umâre'den; Ebû Atiyye'den; dedi ki: Âişe dedi ki: "Namazda sağa sola bakmak, şeytanın namazdan kaptığı bir hırsızlıktır."
1200. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّهُ قَالَ اشْتَكَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّيْنَا وَرَاءَهُ وَهُوَ قَاعِدٌ وَأَبُو بَكْرٍ يُكَبِّرُ يُسْمِعُ النَّاسَ تَكْبِيرَهُ فَالْتَفَتَ إِلَيْنَا فَرَآنَا قِيَامًا فَأَشَارَ إِلَيْنَا فَقَعَدْنَا فَصَلَّيْنَا بِصَلاَتِهِ قُعُودًا فَلَمَّا سَلَّمَ قَالَ " إِنْ كُنْتُمْ آنِفًا تَفْعَلُونَ فِعْلَ فَارِسَ وَالرُّومِ يَقُومُونَ عَلَى مُلُوكِهِمْ وَهُمْ قُعُودٌ فَلاَ تَفْعَلُوا ائْتَمُّوا بِأَئِمَّتِكُمْ إِنْ صَلَّى قَائِمًا فَصَلُّوا قِيَامًا وَإِنْ صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا " .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Ebu'z-Zübeyr'den, (o da) Câbir'den anlattı. O şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem rahatsızlandı. Biz de arkasında namaz kıldık. O oturuyordu, Ebu Bekir de tekbir getirip tekbirini insanlara duyuruyordu. (Resûlullah) bize doğru döndü ve bizi ayakta gördü. Bize işaret etti, biz de oturduk. Namazımızı onun namazıyla (ona uyarak) oturarak kıldık. Selam verince şöyle buyurdu: 'Az kalsın Farsların ve Rumların; kralları otururken başucunda ayakta dikilme fiilini işleyecektiniz. Böyle yapmayın. İmamlarınıza uyun. Eğer (imam) ayakta kılıyorsa siz de ayakta kılın. Eğer oturarak kılıyorsa siz de oturarak kılın.'"
1201. Hadis
أَخْبَرَنَا أَبُو عَمَّارٍ الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَلْتَفِتُ فِي صَلاَتِهِ يَمِينًا وَشِمَالاً وَلاَ يَلْوِي عُنُقَهُ خَلْفَ ظَهْرِهِ .
Bize Ebu Ammâr el-Hüseyin b. Hureys haber verdi. Dedi ki: Bize el-Fadl b. Mûsa, Abdullah b. Saîd b. Ebî Hind'den, (o) Sevr b. Zeyd'den, (o) İkrime'den, (o da) İbn Abbâs'tan anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazında sağına ve soluna döner (bakar), boynunu sırtının arkasına çevirmezdi."
1202. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، وَيَزِيدَ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ ضَمْضَمِ بْنِ جَوْسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقَتْلِ الأَسْوَدَيْنِ فِي الصَّلاَةِ .
Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. (O) Süfyân ve Yezîd -ki o İbn Zürey'dir-'den, (onlar) Ma'mer'den, (o) Yahya b. Ebî Kesîr'den, (o) Damdam b. Cavs'tan, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazda iki siyahın (yılan ve akrebin) öldürülmesini emretti."
1203. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ - عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ ضَمْضَمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِقَتْلِ الأَسْوَدَيْنِ فِي الصَّلاَةِ .
Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bize Süleyman b. Dâvud Ebu Dâvud anlattı. Dedi ki: Bize Hişâm -ki o İbn Ebî Abdillah'tır- anlattı. (O) Ma'mer'den, (o) Yahya'dan, (o) Damdam'dan, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazda iki siyahın (yılan ve akrebin) öldürülmesini emretti."
1204. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي وَهُوَ حَامِلٌ أُمَامَةَ فَإِذَا سَجَدَ وَضَعَهَا وَإِذَا قَامَ رَفَعَهَا .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Mâlik, Âmir b. Abdillah b. ez-Zübeyr'den, (o) Amr b. Süleym'den, (o da) Ebu Katâde'den anlattı. (Şöyle dedi): "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ümâme'yi taşır olduğu halde namaz kılardı. Secde ettiği zaman onu (yere) bırakır, ayağa kalktığında onu (tekrar) kaldırırdı."
1205. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ أَبِي سُلَيْمَانَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَؤُمُّ النَّاسَ وَهُوَ حَامِلٌ أُمَامَةَ بِنْتَ أَبِي الْعَاصِ عَلَى عَاتِقِهِ فَإِذَا رَكَعَ وَضَعَهَا فَإِذَا فَرَغَ مِنْ سُجُودِهِ أَعَادَهَا .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân, Osman b. Ebî Süleyman'dan, (o) Âmir b. Abdillah b. ez-Zübeyr'den, (o) Amr b. Süleym'den, (o da) Ebu Katâde'den anlattı. Dedi ki: "Nebi'yi sallallâhu aleyhi ve sellem, Ebu'l-Âs'ın kızı Ümâme omuzunda olduğu halde insanlara namaz kıldırırken gördüm. Rükû ettiği zaman onu (yere) bırakır, secdesini bitirince onu (tekrar omzuna) iade ederdi."
1206. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ وَرْدَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا بُرْدُ بْنُ سِنَانَ أَبُو الْعَلاَءِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتِ اسْتَفْتَحْتُ الْبَابَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي تَطَوُّعًا وَالْبَابُ عَلَى الْقِبْلَةِ فَمَشَى عَنْ يَمِينِهِ أَوْ عَنْ يَسَارِهِ فَفَتَحَ الْبَابَ ثُمَّ رَجَعَ إِلَى مُصَلاَّهُ .
Bize İshâk b. İbrâhim haber verdi. Dedi ki: Bize Hâtim b. Verdân anlattı. Dedi ki: Bize Bürd b. Sinân Ebu'l-Alâ, Zühri'den, (o) Urve'den, (o da) Âişe'den -radıyallahu anha- anlattı. Dedi ki: "(Eve girmek için) kapının açılmasını istedim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem nafile namaz kılıyordu ve kapı kıble tarafındaydı. Sağına veya soluna doğru yürüdü, kapıyı açtı, sonra namazgâhına geri döndü."
1207. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ " . زَادَ ابْنُ الْمُثَنَّى " فِي الصَّلاَةِ " .
Bize Kuteybe ve Muhammed b. el-Müsennâ -lafız ona aittir- haber verdi. Dediler ki: Bize Süfyân, Zühri'den, (o) Ebu Seleme'den, (o) Ebu Hureyre'den, (o da) Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem nakletti. Buyurdu ki: "Tesbih (Sübhanallah demek) erkekler için, el çırpmak ise kadınlar içindir." İbn el-Müsennâ şunu ekledi: "Namazda."
1208. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّهُمَا سَمِعَا أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ " .
Bize Muhammed b. Seleme haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Vehb, Yunus'tan, (o) İbn Şihâb'dan anlattı. (İbn Şihâb) dedi ki: Bana Saîd b. el-Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman haber verdi ki; onlar Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmişler: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Tesbih (Sübhanallah demek) erkekler için, el çırpmak ise kadınlar içindir."
1209. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ بْنُ عِيَاضٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَأَنْبَأَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ سُلَيْمَانَ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ " .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Fudayl b. İyâd, A'meş'ten anlattı. (H) Ve bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Süleyman el-A'meş'ten, (o) Ebu Sâlih'ten, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Tesbih (Sübhanallah demek) erkekler için, el çırpmak ise kadınlar içindir."
1210. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَوْفٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " التَّسْبِيحُ لِلرِّجَالِ وَالتَّصْفِيقُ لِلنِّسَاءِ " .
Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd, Avf'tan anlattı. (O) dedi ki: Bana Muhammed, Ebu Hureyre'den, (o da) Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem nakletti. Buyurdu ki: "Tesbih (Sübhanallah demek) erkekler için, el çırpmak ise kadınlar içindir."
1211. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الْمُغِيرَةِ، عَنِ الْحَارِثِ الْعُكْلِيِّ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُجَىٍّ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ كَانَ لِي مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَاعَةٌ آتِيهِ فِيهَا فَإِذَا أَتَيْتُهُ اسْتَأْذَنْتُ إِنْ وَجَدْتُهُ يُصَلِّي فَتَنَحْنَحَ دَخَلْتُ وَإِنْ وَجَدْتُهُ فَارِغًا أَذِنَ لِي .
Bize Muhammed b. Kudâme haber verdi. Dedi ki: Bize Cerîr, Mugîre'den, (o) Hâris el-Uklî'den, (o) Ebu Zür'a b. Amr b. Cerîr'den anlattı. (O) dedi ki: Bize Abdullah b. Nüceyy, Ali'den -radıyallahu anh- anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile (görüştüğüm) bana ait özel bir saatim vardı. O saatte yanına gelirdim. Geldiğimde izin isterdim; eğer onu namaz kılarken bulursam boğazını temizler (ses çıkarır), ben de girerdim. Eğer onu boş (namaz kılmıyor) bulursam bana (sözlü) izin verirdi."
1212. Hadis
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنِ الْحَارِثِ الْعُكْلِيِّ، عَنِ ابْنِ نُجَىٍّ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ كَانَ لِي مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَدْخَلاَنِ مَدْخَلٌ بِاللَّيْلِ وَمَدْخَلٌ بِالنَّهَارِ فَكُنْتُ إِذَا دَخَلْتُ بِاللَّيْلِ تَنَحْنَحَ لِي .
Bana Muhammed b. Ubeyd haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Ayyâş, Mugîre'den, (o) Hâris el-Uklî'den, (o) İbn Nüceyy'den anlattı. Dedi ki: Ali şöyle dedi: "Benim Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile (görüşmek için) iki giriş vaktim vardı. Bir giriş gece, bir giriş gündüzdü. Gece girdiğim zaman (namazda ise) benim için boğazını temizlerdi (ses verirdi)."
1213. Hadis
أَخْبَرَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي شُرَحْبِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ مُدْرِكٍ - قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُجَىٍّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ لِي عَلِيٌّ كَانَتْ لِي مَنْزِلَةٌ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ تَكُنْ لأَحَدٍ مِنَ الْخَلاَئِقِ فَكُنْتُ آتِيهِ كُلَّ سَحَرٍ فَأَقُولُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ فَإِنْ تَنَحْنَحَ انْصَرَفْتُ إِلَى أَهْلِي وَإِلاَّ دَخَلْتُ عَلَيْهِ .
Bize Kâsım b. Zekeriyyâ b. Dînâr haber verdi. Dedi ki: Bize Ebu Üsâme anlattı. Dedi ki: Bana Şurahbîl -yani İbn Müdrik- anlattı. Dedi ki: Bana Abdullah b. Nüceyy babasından anlattı. Dedi ki: Ali bana şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem katında yaratılmışlardan hiç kimsenin sahip olmadığı bir konumum vardı. Her sahur vaktinde ona gelir ve 'Es-Selâmü aleyke yâ Nebiyyallâh' derdim. Eğer boğazını temizlerse (öksürürse) ailemin yanına dönerdim, yoksa (ses vermezse) yanına girerdim."
1214. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُصَلِّي وَلِجَوْفِهِ أَزِيزٌ كَأَزِيزِ الْمِرْجَلِ يَعْنِي يَبْكِي .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Hammâd b. Seleme'den, (o) Sâbit el-Bünânî'den, (o) Mutarrif'ten, (o da) babasından anlattı. Dedi ki: "Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem, o namaz kılarken geldim. İçinden (göğsünden), ağlamaktan dolayı tencere kaynaması gibi bir ses geliyordu."
1215. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، قَالَ حَدَّثَنِي رَبِيعَةُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي فَسَمِعْنَاهُ يَقُولُ " أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْكَ " . ثُمَّ قَالَ " أَلْعَنُكَ بِلَعْنَةِ اللَّهِ " . ثَلاَثًا وَبَسَطَ يَدَهُ كَأَنَّهُ يَتَنَاوَلُ شَيْئًا فَلَمَّا فَرَغَ مِنَ الصَّلاَةِ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ سَمِعْنَاكَ تَقُولُ فِي الصَّلاَةِ شَيْئًا لَمْ نَسْمَعْكَ تَقُولُهُ قَبْلَ ذَلِكَ وَرَأَيْنَاكَ بَسَطْتَ يَدَكَ . قَالَ " إِنَّ عَدُوَّ اللَّهِ إِبْلِيسَ جَاءَ بِشِهَابٍ مِنْ نَارٍ لِيَجْعَلَهُ فِي وَجْهِي فَقُلْتُ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ قُلْتُ أَلْعَنُكَ بِلَعْنَةِ اللَّهِ فَلَمْ يَسْتَأْخِرْ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ أَرَدْتُ أَنْ آخُذَهُ وَاللَّهِ لَوْلاَ دَعْوَةُ أَخِينَا سُلَيْمَانَ لأَصْبَحَ مُوثَقًا بِهَا يَلْعَبُ بِهِ وِلْدَانُ أَهْلِ الْمَدِينَةِ " .
Bize Muhammed b. Seleme, İbn Vehb'den, (o) Muâviye b. Sâlih'ten haber verdi. (Muâviye) dedi ki: Bana Rebîa b. Yezîd, Ebu İdrîs el-Havlânî'den, (o da) Ebu'd-Derdâ'dan anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kılmak üzere kalktı. Şöyle dediğini işittik: 'Senden Allah'a sığınırım.' Sonra: 'Seni Allah'ın lanetiyle lanetliyorum' dedi. (Bunu) üç defa (tekrarladı). Ve sanki bir şey alıyormuş gibi elini uzattı. Namazı bitirince dedik ki: 'Ey Allah'ın Resûlü! Namazda daha önce söylediğini duymadığımız bir şey söylediğini işittik ve elini uzattığını gördük.' Buyurdu ki: 'Muhakkak ki Allah'ın düşmanı İblis, yüzüme çarpmak için ateşten bir alevle geldi. Ben de üç defa: «Senden Allah'a sığınırım» dedim. Sonra: «Seni Allah'ın lanetiyle lanetliyorum» dedim. Üç defa (söylememe rağmen) geri çekilmedi. Sonra onu yakalamak istedim. Vallahi, eğer kardeşim Süleyman'ın duası olmasaydı, sabahleyin bağlanmış olur ve Medine halkının çocukları onunla oynardı.'"
1216. Hadis
أَخْبَرَنَا كَثِيرُ بْنُ عُبَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الصَّلاَةِ وَقُمْنَا مَعَهُ فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ اللَّهُمَّ ارْحَمْنِي وَمُحَمَّدًا وَلاَ تَرْحَمْ مَعَنَا أَحَدًا . فَلَمَّا سَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِلأَعْرَابِيِّ " لَقَدْ تَحَجَّرْتَ وَاسِعًا " . يُرِيدُ رَحْمَةَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ .
Bize Kesîr b. Ubeyd haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Harb, Zübeydî'den, (o) Zühri'den, (o) Ebu Seleme'den anlattı ki; Ebu Hureyre şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaza kalktı, biz de onunla birlikte kalktık. O sırada namazda olan bir bedevi şöyle dedi: 'Allah'ım! Bana ve Muhammed'e merhamet et, bizimle birlikte başka hiç kimseye merhamet etme.' Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem selam verince bedeviye: 'Geniş olanı daralttın' buyurdu." (Bununla) Allah azze ve celle'nin rahmetini kastediyordu.
1217. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الزُّهْرِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ أَحْفَظُهُ مِنَ الزُّهْرِيِّ قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدٌ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ قَالَ اللَّهُمَّ ارْحَمْنِي وَمُحَمَّدًا وَلاَ تَرْحَمْ مَعَنَا أَحَدًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَقَدْ تَحَجَّرْتَ وَاسِعًا " .
Bize Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman ez-Zührî haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. Dedi ki: Bunu Zühri'den (şöyle) ezberledim. Dedi ki: Bana Saîd, Ebu Hureyre'den haber verdi. "Bir bedevi mescide girdi ve iki rekat namaz kıldı. Sonra şöyle dedi: 'Allah'ım! Bana ve Muhammed'e merhamet et, bizimle birlikte başka hiç kimseye merhamet etme.' Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Geniş olanı daralttın' buyurdu."
1218. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ الْحَكَمِ السُّلَمِيِّ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا حَدِيثُ عَهْدٍ بِجَاهِلِيَّةٍ فَجَاءَ اللَّهُ بِالإِسْلاَمِ وَإِنَّ رِجَالاً مِنَّا يَتَطَيَّرُونَ . قَالَ " ذَاكَ شَىْءٌ يَجِدُونَهُ فِي صُدُورِهِمْ فَلاَ يَصُدَّنَّهُمْ " . وَرِجَالٌ مِنَّا يَأْتُونَ الْكُهَّانَ . قَالَ " فَلاَ تَأْتُوهُمْ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَرِجَالٌ مِنَّا يَخُطُّونَ . قَالَ " كَانَ نَبِيٌّ مِنَ الأَنْبِيَاءِ يَخُطُّ فَمَنْ وَافَقَ خَطُّهُ فَذَاكَ " . قَالَ وَبَيْنَا أَنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الصَّلاَةِ إِذْ عَطَسَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ فَقُلْتُ يَرْحَمُكَ اللَّهُ فَحَدَّقَنِي الْقَوْمُ بِأَبْصَارِهِمْ فَقُلْتُ وَاثُكْلَ أُمِّيَاهُ مَا لَكُمْ تَنْظُرُونَ إِلَىَّ قَالَ فَضَرَبَ الْقَوْمُ بِأَيْدِيهِمْ عَلَى أَفْخَاذِهِمْ فَلَمَّا رَأَيْتُهُمْ يُسَكِّتُونِي لَكِنِّي سَكَتُّ فَلَمَّا انْصَرَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَعَانِي بِأَبِي وَأُمِّي هُوَ مَا ضَرَبَنِي وَلاَ كَهَرَنِي وَلاَ سَبَّنِي مَا رَأَيْتُ مُعَلِّمًا قَبْلَهُ وَلاَ بَعْدَهُ أَحْسَنَ تَعْلِيمًا مِنْهُ قَالَ " إِنَّ صَلاَتَنَا هَذِهِ لاَ يَصْلُحُ فِيهَا شَىْءٌ مِنْ كَلاَمِ النَّاسِ إِنَّمَا هُوَ التَّسْبِيحُ وَالتَّكْبِيرُ وَتِلاَوَةُ الْقُرْآنِ " . قَالَ ثُمَّ اطَّلَعْتُ إِلَى غُنَيْمَةٍ لِي تَرْعَاهَا جَارِيَةٌ لِي فِي قِبَلِ أُحُدٍ وَالْجَوَّانِيَّةِ وَإِنِّي اطَّلَعْتُ فَوَجَدْتُ الذِّئْبَ قَدْ ذَهَبَ مِنْهَا بِشَاةٍ وَأَنَا رَجُلٌ مِنْ بَنِي آدَمَ آسَفُ كَمَا يَأْسَفُونَ فَصَكَكْتُهَا صَكَّةً ثُمَّ انْصَرَفْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَعَظَّمَ ذَلِكَ عَلَىَّ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ أَعْتِقُهَا قَالَ " ادْعُهَا " . فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَيْنَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ " . قَالَتْ فِي السَّمَاءِ . قَالَ " فَمَنْ أَنَا " . قَالَتْ أَنْتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ " إِنَّهَا مُؤْمِنَةٌ فَاعْتِقْهَا " .
Bize İshâk b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Yûsuf anlattı. Dedi ki: Bize Evzâî anlattı. Dedi ki: Bana Yahya b. Ebî Kesîr, Hilâl b. Ebî Meymûne'den anlattı. Dedi ki: Bana Atâ b. Yesâr, Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî'den anlattı. Dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Biz cahiliye devrine yakın kimseleriz. Allah İslam'ı getirdi. Bizden bazı adamlar uğursuzluğa inanıyor (tatayyur ediyor)," dedim. Buyurdu ki: "Bu, göğüslerinde (içlerinde) buldukları bir şeydir. Sakın bu onları (işlerinden) alıkoymasın." (Dedim ki): "Bizden bazı adamlar kâhinlere gidiyor." Buyurdu ki: "Onlara gitmeyin." Dedim ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Bizden bazı adamlar (kum üzerine) çizgiler çiziyor (fal bakıyor)." Buyurdu ki: "Nebilerden bir nebi (böyle) çizgiler çizerdi. Kimin çizgisi onunkine uyarsa o isabet etmiştir." (Muâviye) dedi ki: "Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile namazdayken topluluktan bir adam hapşırdı. Ben de 'Yerhamukellah' dedim. Topluluk gözlerini bana dikti. Ben de: 'Vah anamın başına gelenler! Ne oluyor size de bana (böyle) bakıyorsunuz?' dedim. Bunun üzerine ellerini uyluklarına vurdular. Beni susturmaya çalıştıklarını görünce (kızdım) ama sustum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazı bitirince beni çağırdı. Anam babam ona feda olsun; ne ondan önce ne de ondan sonra, ondan daha güzel öğreten bir muallim görmedim. Vallahi bana ne vurdu, ne azarladı, ne de sövdü. Şöyle buyurdu: 'Şüphesiz ki bu namazda insan kelamından (konuşmasından) bir şey uygun düşmez. O ancak tesbih, tekbir ve Kur'an tilavetidir.'" (Muâviye devamla) dedi ki: "Uhud ve Cevvâniyye taraflarında koyunlarımı güden bir cariyem vardı. (Bir gün) yanına gittim ve kurdun koyunlardan birini götürdüğünü gördüm. Ben de Ademoğullarından biriyim; onların kızdığı gibi ben de kızarım. Bu yüzden ona bir tokat attım. Sonra Resûlullah'a sallallâhu aleyhi ve sellem gelip durumu haber verdim. Bunu bana büyük (bir suç) gördü. Ben de: 'Ey Allah'ın Resûlü! Onu azat edeyim mi?' dedim. 'Onu bana çağır' buyurdu. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: 'Allah nerede?' diye sordu. (Cariye): 'Gökyüzünde' dedi. (Peygamber): 'Ben kimim?' dedi. (Cariye): 'Sen Allah'ın Resûlüsün' dedi. Bunun üzerine (Resûlullah): 'O müminedir, onu azat et' buyurdu."
1219. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنِي الْحَارِثُ بْنُ شُبَيْلٍ، عَنْ أَبِي عَمْرٍو الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، قَالَ كَانَ الرَّجُلُ يُكَلِّمُ صَاحِبَهُ فِي الصَّلاَةِ بِالْحَاجَةِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ } فَأُمِرْنَا بِالسُّكُوتِ .
Bize İsmail b. Mes'ud haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Saîd anlattı. Dedi ki: Bize İsmail b. Ebî Hâlid anlattı. Dedi ki: Bana Hâris b. Şübeyl, Ebu Amr eş-Şeybânî'den, (o) Zeyd b. Erkam'dan anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında kişi namazda arkadaşıyla ihtiyacı hakkında konuşurdu. Nihayet şu ayet indi: { Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'ın divanına tam bir saygı ile (kunut ederek) durun. } (Bakara, 238). Bunun üzerine susmakla emrolunduk."
1220. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي غَنِيَّةَ، - وَاسْمُهُ يَحْيَى بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ - وَالْقَاسِمُ بْنُ يَزِيدَ الْجَرْمِيُّ عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ عَدِيٍّ، عَنْ كُلْثُومٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، - وَهَذَا حَدِيثُ الْقَاسِمِ - قَالَ كُنْتُ آتِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُصَلِّي فَأُسَلِّمُ عَلَيْهِ فَيَرُدُّ عَلَىَّ فَأَتَيْتُهُ فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ وَهُوَ يُصَلِّي فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ فَلَمَّا سَلَّمَ أَشَارَ إِلَى الْقَوْمِ فَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ - يَعْنِي - أَحْدَثَ فِي الصَّلاَةِ أَنْ لاَ تَكَلَّمُوا إِلاَّ بِذِكْرِ اللَّهِ وَمَا يَنْبَغِي لَكُمْ وَأَنْ تَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ " .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Ammâr haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Ebî Ganiyye -ki ismi Yahya b. Abdulmelik'tir- ve Kâsım b. Yezîd el-Cermî, Süfyân'dan, (o) Zübeyr b. Adiyy'den, (o) Külsûm'den, (o da) Abdullah b. Mes'ûd'dan anlattı. -Bu, Kâsım'ın hadisidir.- (Abdullah) dedi ki: "Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem o namaz kılarken gelirdim, ona selam verirdim, o da selamımı alırdı. (Sonra bir gün yine) ona geldim ve namaz kılarken selam verdim ama selamımı almadı. Selam verince (namazı bitirince) topluluğa işaret etti ve şöyle buyurdu: 'Şüphesiz Allah azze ve celle -yani- namazda Allah'ın zikri ve size yaraşan şeyler dışında konuşmamanızı ve Allah'ın divanına tam bir saygı ile (kunut ederek) durmanızı (emretmeyi) ihdas etti (yeni hüküm olarak getirdi).'"
1221. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ كُنَّا نُسَلِّمُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَيَرُدُّ عَلَيْنَا السَّلاَمَ حَتَّى قَدِمْنَا مِنْ أَرْضِ الْحَبَشَةِ فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ فَأَخَذَنِي مَا قَرُبَ وَمَا بَعُدَ فَجَلَسْتُ حَتَّى إِذَا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يُحْدِثُ مِنْ أَمْرِهِ مَا يَشَاءُ وَإِنَّهُ قَدْ أَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ أَنْ لاَ يُتَكَلَّمَ فِي الصَّلاَةِ " .
Bize Hüseyin b. Hureys haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân, Âsım'dan, (o) Ebu Vâil'den, (o da) İbn Mes'ûd'dan anlattı. Dedi ki: "Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem selam verirdik, o da selamımızı alırdı. Nihayet Habeşistan topraklarından (dönüp) geldiğimizde, ona selam verdim ama bana karşılık vermedi. Beni yakın ve uzak (her türlü düşünce) sardı. Oturdum. Namazı bitirince şöyle buyurdu: 'Şüphesiz Allah azze ve celle, emrinden dilediğini ihdas eder (yeni hüküm koyar). Ve O, emrinden namazda konuşulmamasını ihdas etmiştir.'"
1222. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ بُحَيْنَةَ، قَالَ صَلَّى لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ قَامَ فَلَمْ يَجْلِسْ فَقَامَ النَّاسُ مَعَهُ فَلَمَّا قَضَى صَلاَتَهُ وَنَظَرْنَا تَسْلِيمَهُ كَبَّرَ فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ قَبْلَ التَّسْلِيمِ ثُمَّ سَلَّمَ .
Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik'ten, (o) İbn Şihâb'dan, (o) Abdurrahman el-A'rec'den, (o da) Abdullah İbn Buhayne'den haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize (namaz kıldırırken) iki rekat kıldı, sonra ayağa kalktı ve oturmadı. İnsanlar da onunla birlikte ayağa kalktılar. Namazını bitirip selam vermesini beklediğimizde tekbir getirdi ve selam vermeden önce otururken iki defa secde etti. Sonra selam verdi."
1223. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ هُرْمُزَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ بُحَيْنَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَامَ فِي الصَّلاَةِ وَعَلَيْهِ جُلُوسٌ فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ قَبْلَ التَّسْلِيمِ .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, (o) Abdurrahman b. Hürmüz'den, (o) Abdullah İbn Buhayne'den, (o da) Resûlullah'tan sallallâhu aleyhi ve sellem nakletti. "(Şöyle ki): O, namazda oturması gereken yerde ayağa kalktı. (Bunun üzerine) selam vermeden önce otururken iki secde yaptı."
1224. Hadis
أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، قَالَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ صَلَّى بِنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِحْدَى صَلاَتَىِ الْعَشِيِّ . قَالَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ وَلَكِنِّي نَسِيتُ - قَالَ - فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ فَانْطَلَقَ إِلَى خَشَبَةٍ مَعْرُوضَةٍ فِي الْمَسْجِدِ فَقَالَ بِيَدِهِ عَلَيْهَا كَأَنَّهُ غَضْبَانُ وَخَرَجَتِ السَّرَعَانُ مِنْ أَبْوَابِ الْمَسْجِدِ فَقَالُوا قُصِرَتِ الصَّلاَةُ وَفِي الْقَوْمِ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ - رضى الله عنهما - فَهَابَاهُ أَنْ يُكَلِّمَاهُ وَفِي الْقَوْمِ رَجُلٌ فِي يَدَيْهِ طُولٌ قَالَ كَانَ يُسَمَّى ذَا الْيَدَيْنِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنَسِيتَ أَمْ قُصِرَتِ الصَّلاَةُ قَالَ " لَمْ أَنْسَ وَلَمْ تُقْصَرِ الصَّلاَةُ " . قَالَ وَقَالَ " أَكَمَا قَالَ ذُو الْيَدَيْنِ " . قَالُوا نَعَمْ . فَجَاءَ فَصَلَّى الَّذِي كَانَ تَرَكَهُ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ كَبَّرَ فَسَجَدَ مِثْلَ سُجُودِهِ أَوْ أَطْوَلَ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ وَكَبَّرَ ثُمَّ سَجَدَ مِثْلَ سُجُودِهِ أَوْ أَطْوَلَ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ ثُمَّ كَبَّرَ .
Bize Humeyd b. Mes'ade haber verdi. Dedi ki: Bize Yezîd -ki İbn Zürey'dir- anlattı. Dedi ki: Bize İbn Avn, Muhammed b. Sîrîn'den, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı. (Ebu Hureyre) dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bize günün sonundaki namazlardan birini kıldırdı." Ebu Hureyre dedi ki: "Ancak ben (hangisi olduğunu) unuttum." "Bize iki rekat kıldırdı, sonra selam verdi. Mescidin eninde (bulunan) bir kütüğe gitti ve ellerini üzerine koydu. Sanki öfkeli gibiydi. Aceleci olanlar mescidin kapılarından çıktılar ve 'Namaz kısaldı' dediler. Topluluğun içinde Ebu Bekir ve Ömer -radıyallahu anhuma- de vardı ancak onunla konuşmaktan çekindiler. Topluluğun içinde ellerinde uzunluk olan bir adam da vardı, kendisine 'Zü'l-Yedeyn' denilirdi. (Bu adam): 'Ey Allah'ın Resûlü! Unuttun mu yoksa namaz mı kısaldı?' dedi. (Peygamber): 'Ne unuttum ne de namaz kısaldı' buyurdu. Sonra: 'Zü'l-Yedeyn'in dediği gibi mi?' dedi. (İnsanlar): 'Evet' dediler. Bunun üzerine (tekrar) geldi, terk ettiği kısmı kıldı, sonra selam verdi. Sonra tekbir getirdi ve secdesi gibi veya daha uzun bir secde yaptı. Sonra başını kaldırdı ve tekbir getirdi. Sonra (tekrar) secdesi gibi veya daha uzun bir secde yaptı. Sonra başını kaldırdı ve tekbir getirdi."
1225. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ الْقَاسِمِ، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم انْصَرَفَ مِنَ اثْنَتَيْنِ فَقَالَ لَهُ ذُو الْيَدَيْنِ أَقُصِرَتِ الصَّلاَةُ أَمْ نَسِيتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَصَدَقَ ذُو الْيَدَيْنِ " . فَقَالَ النَّاسُ نَعَمْ . فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى اثْنَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ كَبَّرَ فَسَجَدَ مِثْلَ سُجُودِهِ أَوْ أَطْوَلَ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ ثُمَّ سَجَدَ مِثْلَ سُجُودِهِ أَوْ أَطْوَلَ ثُمَّ رَفَعَ .
Bize Muhammed b. Seleme haber verdi. Dedi ki: Bize İbnü'l-Kâsım, Mâlik'ten anlattı. Dedi ki: Bana Eyyûb, Muhammed b. Sîrîn'den, (o) Ebu Hureyre'den anlattı. (Dedi ki): "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki (rekat)tan sonra (namazdan) ayrıldı. Zü'l-Yedeyn ona: 'Namaz mı kısaldı yoksa unuttun mu ey Allah'ın Resûlü?' dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Zü'l-Yedeyn doğru mu söylüyor?' dedi. İnsanlar: 'Evet' dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kalktı, iki (rekat daha) kıldı, sonra selam verdi. Sonra tekbir getirdi ve secdesi gibi veya daha uzun bir secde yaptı. Sonra başını kaldırdı, sonra secdesi gibi veya daha uzun bir secde yaptı. Sonra (başını) kaldırdı."
1226. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، مَوْلَى ابْنِ أَبِي أَحْمَدَ أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْعَصْرِ فَسَلَّمَ فِي رَكْعَتَيْنِ فَقَامَ ذُو الْيَدَيْنِ فَقَالَ أَقُصِرَتِ الصَّلاَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَمْ نَسِيتَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كُلُّ ذَلِكَ لَمْ يَكُنْ " . فَقَالَ قَدْ كَانَ بَعْضُ ذَلِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى النَّاسِ فَقَالَ " أَصَدَقَ ذُو الْيَدَيْنِ " . فَقَالُوا نَعَمْ . فَأَتَمَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا بَقِيَ مِنَ الصَّلاَةِ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ بَعْدَ التَّسْلِيمِ .
Bize Kuteybe, Mâlik'ten, (o) Dâvud b. Husayn'dan, (o) İbn Ebî Ahmed'in azatlısı Ebu Süfyân'dan haber verdi ki; o, Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmiştir: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize ikindi namazını kıldırdı ve iki rekatta selam verdi. Zü'l-Yedeyn ayağa kalktı ve: 'Namaz mı kısaldı yoksa unuttun mu ey Allah'ın Resûlü?' dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Bunların hiçbiri olmadı' buyurdu. (Zü'l-Yedeyn): 'Bunlardan bazıları kesinlikle oldu ey Allah'ın Resûlü' dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem insanlara döndü ve: 'Zü'l-Yedeyn doğru mu söylüyor?' buyurdu. (İnsanlar): 'Evet' dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazdan kalanı tamamladı. Sonra selam verdikten sonra otururken iki defa secde etti."
1227. Hadis
أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلَمَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى صَلاَةَ الظُّهْرِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ فَقَالُوا أَقُصِرَتِ الصَّلاَةُ فَقَامَ وَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ .
Bize Süleyman b. Ubeydullah haber verdi. Dedi ki: Bize Behz b. Esed anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be, Sa'd b. İbrâhim'den anlattı. O, Ebu Seleme'nin Ebu Hureyre'den (şöyle) naklettiğini işitmiştir: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem öğle namazını iki rekat kıldı, sonra selam verdi. (İnsanlar): 'Namaz kısaldı mı?' dediler. (Peygamber) kalktı ve iki rekat (daha) kıldı. Sonra selam verdi, sonra iki defa secde etti."
1228. Hadis
أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ أَبِي أَنَسٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى يَوْمًا فَسَلَّمَ فِي رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ انْصَرَفَ فَأَدْرَكَهُ ذُو الشِّمَالَيْنِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنُقِصَتِ الصَّلاَةُ أَمْ نَسِيتَ فَقَالَ " لَمْ تُنْقَصِ الصَّلاَةُ وَلَمْ أَنْسَ " . قَالَ بَلَى وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَصَدَقَ ذُو الْيَدَيْنِ " . قَالُوا نَعَمْ . فَصَلَّى بِالنَّاسِ رَكْعَتَيْنِ .
Bize İsa b. Hammâd haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Yezîd b. Ebî Habîb'den, (o) İmrân b. Ebî Enes'ten, (o) Ebu Seleme'den, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı. (Şöyle dedi): "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün namaz kıldı ve iki rekatta selam verdi, sonra (namazdan) ayrıldı. Zü'ş-Şimâleyn ona yetişti ve: 'Ey Allah'ın Resûlü! Namaz mı kısaldı yoksa unuttun mu?' dedi. (Peygamber): 'Namaz kısalmadı, ben de unutmadım' buyurdu. (Zü'ş-Şimâleyn): 'Bilakis (biri oldu), seni hak ile gönderene yemin olsun ki' dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Zü'l-Yedeyn doğru mu söylüyor?' buyurdu. (İnsanlar): 'Evet' dediler. Bunun üzerine insanlara iki rekat (daha) kıldırdı."
1229. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ مُوسَى الْفَرْوِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو ضَمْرَةَ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَسِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَلَّمَ فِي سَجْدَتَيْنِ . فَقَالَ لَهُ ذُو الشِّمَالَيْنِ أَقُصِرَتِ الصَّلاَةُ أَمْ نَسِيتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَصَدَقَ ذُو الْيَدَيْنِ " . قَالُوا نَعَمْ . فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَتَمَّ الصَّلاَةَ .
Bize Hârûn b. Mûsa el-Fervî haber verdi. Dedi ki: Bana Ebu Damre, Yunus'tan, (o) İbn Şihâb'dan anlattı. (O) dedi ki: Bana Ebu Seleme, Ebu Hureyre'den haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem unuttu ve iki secdeden (rekattan) sonra selam verdi. Zü'ş-Şimâleyn ona: 'Namaz mı kısaldı yoksa unuttun mu ey Allah'ın Resûlü?' dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Zü'l-Yedeyn doğru mu söylüyor?' buyurdu. (İnsanlar): 'Evet' dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kalktı ve namazı tamamladı."
1230. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَأَبِي، بَكْرِ بْنِ سُلَيْمَانَ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ أَوِ الْعَصْرَ فَسَلَّمَ فِي رَكْعَتَيْنِ وَانْصَرَفَ . فَقَالَ لَهُ ذُو الشِّمَالَيْنِ بْنُ عَمْرٍو أَنُقِصَتِ الصَّلاَةُ أَمْ نَسِيتَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَا يَقُولُ ذُو الْيَدَيْنِ " . فَقَالُوا صَدَقَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ . فَأَتَمَّ بِهِمُ الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ نَقَصَ .
Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrezzâk anlattı. Dedi ki: Bize Ma'mer, Zühri'den, (o) Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan ve Ebu Bekir b. Süleyman b. Ebî Hasme'den, (onlar) Ebu Hureyre'den haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem öğle veya ikindi namazını kıldı ve iki rekatta selam verip (namazdan) ayrıldı. Zü'ş-Şimâleyn b. Amr ona: 'Namaz mı kısaldı yoksa unuttun mu?' dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Zü'l-Yedeyn ne diyor?' dedi. (İnsanlar): 'Doğru söyledi ey Allah'ın Nebisi' dediler. Bunun üzerine onlarla birlikte (kılmadığı ve) eksik bıraktığı iki rekatı tamamladı."
1231. Hadis
أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أَبَا بَكْرِ بْنَ سُلَيْمَانَ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، بَلَغَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى رَكْعَتَيْنِ فَقَالَ لَهُ ذُو الشِّمَالَيْنِ نَحْوَهُ . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي هَذَا الْخَبَرَ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ . قَالَ وَأَخْبَرَنِيهِ أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ .
Bize Ebu Dâvud haber verdi. Dedi ki: Bize Yakûb anlattı. Dedi ki: Bize babam, Sâlih'ten, (o) İbn Şihâb'dan anlattı ki; Ebu Bekir b. Süleyman b. Ebî Hasme ona haber vermiş (demiş ki): Ona ulaşan habere göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki rekat kıldı (ve selam verdi). Zü'ş-Şimâleyn de ona bunun benzerini söyledi. İbn Şihâb dedi ki: "Bana bu haberi Saîd b. el-Müseyyeb, Ebu Hureyre'den (naklen) haber verdi. Yine bana bunu Ebu Seleme b. Abdurrahman, Ebu Bekir b. Abdurrahman b. el-Hâris ve Ubeydullah b. Abdullah da haber verdi."
1232. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدٍ، وَأَبِي، سَلَمَةَ وَأَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَابْنِ أَبِي حَثْمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ لَمْ يَسْجُدْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَئِذٍ قَبْلَ السَّلاَمِ وَلاَ بَعْدَهُ .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Abdilhaken haber verdi. Dedi ki: Bize Şuayb anlattı. Dedi ki: Bize Leys, Ukayl'den haber verdi. Dedi ki: Bana İbn Şihâb, Saîd'den, Ebu Seleme'den, Ebu Bekir b. Abdurrahman'dan ve İbn Ebî Hasme'den, (onlar) Ebu Hureyre'den anlattı. (Ebu Hureyre) dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem o gün ne selamdan önce ne de sonra secde etmedi."
1233. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادِ بْنِ الأَسْوَدِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ عِرَاكِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَجَدَ يَوْمَ ذِي الْيَدَيْنِ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ السَّلاَمِ .
Bize Amr b. Sevvâd b. el-Esved b. Amr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Vehb anlattı. Dedi ki: Bize Leys b. Sa'd, Yezîd b. Ebî Habîb'den, (o) Ca'fer b. Rabîa'dan, (o) Irâk b. Mâlik'ten, (o da) Ebu Hureyre'den haber verdi. "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Zü'l-Yedeyn'in (konuştuğu) gün, selamdan sonra iki defa secde etti."
1234. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادِ بْنِ الأَسْوَدِ، قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Amr b. Sevvâd b. el-Esved haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi. Dedi ki: Bize Amr b. Hâris haber verdi. Dedi ki: Bize Katâde, Muhammed b. Sîrîn'den, (o) Ebu Hureyre'den, (o da) Resûlullah'tan sallallâhu aleyhi ve sellem bunun bir benzerini (nakletti).
1235. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ وَحَدَّثَنِي ابْنُ عَوْنٍ، وَخَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَجَدَ فِي وَهْمِهِ بَعْدَ التَّسْلِيمِ .
Bize Amr b. Osman b. Saîd b. Kesîr b. Dînâr haber verdi. Dedi ki: Bize Bakıyye anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. (Bakıyye) dedi ki: Yine bana İbn Avn ve Hâlid el-Hazzâ, İbn Sîrîn'den, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (namazdaki) yanılmasında selamdan sonra secde etti."
1236. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ النَّيْسَابُورِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَشْعَثُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الْمُهَلَّبِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِهِمْ فَسَهَا فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ .
Bize Muhammed b. Yahya b. Abdullah en-Neysâbûrî haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Abdullah el-Ensârî anlattı. Dedi ki: Bana Eş'as, Muhammed b. Sîrîn'den, (o) Hâlid el-Hazzâ'dan, (o) Ebu Kilâbe'den, (o) Ebu'l-Mühelleb'den, (o da) İmrân b. Husayn'dan anlattı. "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onlara namaz kıldırdı ve yanıldı. (Bunun üzerine) iki secde yaptı, sonra selam verdi."
1237. Hadis
أَخْبَرَنَا أَبُو الأَشْعَثِ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ زُرَيْعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الْمُهَلَّبِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ سَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ثَلاَثِ رَكَعَاتٍ مِنَ الْعَصْرِ فَدَخَلَ مَنْزِلَهُ فَقَامَ إِلَيْهِ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ الْخِرْبَاقُ فَقَالَ يَعْنِي نَقَصَتِ الصَّلاَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَخَرَجَ مُغْضَبًا يَجُرُّ رِدَاءَهُ فَقَالَ " أَصَدَقَ " . قَالُوا نَعَمْ . فَقَامَ فَصَلَّى تِلْكَ الرَّكْعَةَ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْهَا ثُمَّ سَلَّمَ .
Bize Ebu'l-Eş'as, Yezîd b. Zürey'den haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid el-Hazzâ, Ebu Kilâbe'den, (o) Ebu'l-Mühelleb'den, (o da) İmrân b. Husayn'dan anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ikindi namazının üç rekatında selam verdi ve evine girdi. Kendisine Hırbâk denilen bir adam (peşinden) gidip: 'Yani namaz mı kısaldı ey Allah'ın Resûlü?' dedi. (Peygamber) öfkeli bir halde ridasını sürükleyerek çıktı ve: 'Doğru mu söylüyor?' dedi. (İnsanlar): 'Evet' dediler. Bunun üzerine kalktı, o (kılmadığı) rekatı kıldı, sonra selam verdi. Sonra onun (sehiv) iki secdesini yaptı, sonra selam verdi."
1238. Hadis
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا شَكَّ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيُلْغِ الشَّكَّ وَلْيَبْنِ عَلَى الْيَقِينِ فَإِذَا اسْتَيْقَنَ بِالتَّمَامِ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ قَاعِدٌ فَإِنْ كَانَ صَلَّى خَمْسًا شَفَعَتَا لَهُ صَلاَتَهُ وَإِنْ صَلَّى أَرْبَعًا كَانَتَا تَرْغِيمًا لِلشَّيْطَانِ " .
Bize Yahya b. Habîb b. Arabî haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid, İbn Aclân'dan, (o) Zeyd b. Eslem'den, (o) Atâ b. Yesâr'dan, (o da) Ebu Saîd'den, (o da) Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem nakletti. Buyurdu ki: "Sizden biri namazında şüpheye düşerse şüpheyi atsın ve yakin (kesin bilgi) üzerine bina etsin. Tamamlandığına kanaat getirince otururken iki secde yapsın. Eğer beş (rekat) kılmışsa, o iki secde namazını çifte tamamlar. Eğer dört (rekat) kılmışsa, o iki secde şeytan için bir aşağılama (burnunu sürtme) olur."
1239. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي سَلَمَةَ - عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا لَمْ يَدْرِ أَحَدُكُمْ صَلَّى ثَلاَثًا أَمْ أَرْبَعًا فَلْيُصَلِّ رَكْعَةً ثُمَّ يَسْجُدْ بَعْدَ ذَلِكَ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ فَإِنْ كَانَ صَلَّى خَمْسًا شَفَعَتَا لَهُ صَلاَتَهُ وَإِنْ صَلَّى أَرْبَعًا كَانَتَا تَرْغِيمًا لِلشَّيْطَانِ " .
Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bize Huceyn b. el-Müsennâ anlattı. Dedi ki: Bize Abdulaziz -ki İbn Ebî Seleme'dir-, Zeyd b. Eslem'den, (o) Atâ b. Yesâr'dan, (o da) Ebu Saîd el-Hudrî'den, (o da) Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem nakletti. Buyurdu ki: "Sizden biri üç mü yoksa dört mü kıldığını bilmezse, bir rekat (daha) kılsın. Sonra bunun ardından otururken iki secde yapsın. Eğer beş (rekat) kılmışsa, o iki secde namazını çifte tamamlar. Eğer dört (rekat) kılmışsa, o iki secde şeytan için bir aşağılama olur."
1240. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُفَضَّلٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُهَلْهَلٍ - عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، يَرْفَعُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا شَكَّ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَتَحَرَّ الَّذِي يَرَى أَنَّهُ الصَّوَابُ فَيُتِمَّهُ ثُمَّ - يَعْنِي - يَسْجُدُ سَجْدَتَيْنِ " . وَلَمْ أَفْهَمْ بَعْضَ حُرُوفِهِ كَمَا أَرَدْتُ .
Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Âdem anlattı. Dedi ki: Bize Mufaddal -ki İbn Mühelhel'dir-, Mansûr'dan, (o) İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan anlattı; onu (hadisi) Nebi'ye sallallâhu aleyhi ve sellem yükseltiyordu. Buyurdu ki: "Sizden biri namazında şüpheye düşerse, doğru olduğunu düşündüğü şeyi araştırsın (kanaat getirsin), onu tamamlasın, sonra -yani- iki secde yapsın." (Râvi dedi ki): Harflerinden bazılarını istediğim gibi anlayamadım.
1241. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ الْمُخَرَّمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا شَكَّ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَتَحَرَّ وَيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ مَا يَفْرُغُ " .
Bize Muhammed b. Abdullah b. el-Mübârek el-Muharrimî haber verdi. Dedi ki: Bize Vekî', Mis'ar'dan, (o) Mansûr'dan, (o) İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biri namazında şüpheye düşerse, doğruyu araştırsın (kanaat getirsin) ve (namazı) bitirdikten sonra iki secde yapsın."
1242. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَزَادَ أَوْ نَقَصَ فَلَمَّا سَلَّمَ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ حَدَثَ فِي الصَّلاَةِ شَىْءٌ قَالَ " لَوْ حَدَثَ فِي الصَّلاَةِ شَىْءٌ أَنْبَأْتُكُمُوهُ وَلَكِنِّي إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ فَأَيُّكُمْ مَا شَكَّ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَنْظُرْ أَحْرَى ذَلِكَ إِلَى الصَّوَابِ فَلْيُتِمَّ عَلَيْهِ ثُمَّ لْيُسَلِّمْ وَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ " .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Mis'ar'dan, (o) Mansûr'dan, (o) İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kıldı; (namazda) artırdı veya eksiltti. Selam verince: 'Ey Allah'ın Resûlü! Namazda yeni bir şey mi oldu?' dedik. Buyurdu ki: 'Eğer namazda (yeni) bir şey olsaydı size haber verirdim. Lakin ben sadece bir beşerim; sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Sizden hanginiz namazında şüphe ederse, doğruya en yakın olanı araştırsın, onun üzerine tamamlasın, sonra selam versin ve iki secde yapsın.'"
1243. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سُلَيْمَانَ الْمُجَالِدِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ، - يَعْنِي ابْنَ عِيَاضٍ - عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةً فَزَادَ فِيهَا أَوْ نَقَصَ فَلَمَّا سَلَّمَ قُلْنَا يَا نَبِيَّ اللَّهِ هَلْ حَدَثَ فِي الصَّلاَةِ شَىْءٌ قَالَ " وَمَا ذَاكَ " . فَذَكَرْنَا لَهُ الَّذِي فَعَلَ فَثَنَى رِجْلَهُ فَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ فَسَجَدَ سَجْدَتَىِ السَّهْوِ ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ فَقَالَ " لَوْ حَدَثَ فِي الصَّلاَةِ شَىْءٌ لأَنْبَأْتُكُمْ بِهِ " . ثُمَّ قَالَ " إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ فَأَيُّكُمْ شَكَّ فِي صَلاَتِهِ شَيْئًا فَلْيَتَحَرَّ الَّذِي يَرَى أَنَّهُ صَوَابٌ ثُمَّ يُسَلِّمْ ثُمَّ يَسْجُدْ سَجْدَتَىِ السَّهْوِ " .
Bize el-Hasen b. İsmail b. Süleyman el-Mücâlidî haber verdi. Dedi ki: Bize Fudayl -yani İbn İyâd-, Mansûr'dan, (o) İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir namaz kıldı ve onda artırma veya eksiltme yaptı. Selam verince: 'Ey Allah'ın Nebisi! Namazda (yeni) bir şey mi oldu?' dedik. 'O da nedir?' buyurdu. Yaptığı şeyi ona hatırlattık. Bunun üzerine bacağını (altına) kıvırdı, kıbleye yöneldi ve iki sehiv secdesi yaptı. Sonra yüzünü bize döndü ve şöyle buyurdu: 'Eğer namazda (yeni) bir şey olsaydı size haber verirdim.' Sonra şöyle dedi: 'Ben sadece bir beşerim; sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Sizden hanginiz namazında bir şeyden şüphe ederse, doğru olduğunu düşündüğü şeyi araştırsın, sonra selam versin, sonra da iki sehiv secdesi yapsın.'"
1244. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ شُعْبَةَ، قَالَ كَتَبَ إِلَىَّ مَنْصُورٌ وَقَرَأْتُهُ عَلَيْهِ وَسَمِعْتُهُ يُحَدِّثُ رَجُلاً عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى صَلاَةَ الظُّهْرِ ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَيْهِمْ بِوَجْهِهِ فَقَالُوا أَحَدَثَ فِي الصَّلاَةِ حَدَثٌ قَالَ " وَمَا ذَاكَ " . فَأَخْبَرُوهُ بِصَنِيعِهِ فَثَنَى رِجْلَهُ وَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَيْهِمْ بِوَجْهِهِ فَقَالَ " إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ فَإِذَا نَسِيتُ فَذَكِّرُونِي " . وَقَالَ " لَوْ كَانَ حَدَثَ فِي الصَّلاَةِ حَدَثٌ أَنْبَأْتُكُمْ بِهِ " . وَقَالَ " إِذَا أَوْهَمَ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَتَحَرَّ أَقْرَبَ ذَلِكَ مِنَ الصَّوَابِ ثُمَّ لْيُتِمَّ عَلَيْهِ ثُمَّ يَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ " .
Bize İsmail b. Mes'ud haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid b. el-Hâris, Şu'be'den anlattı. (Şu'be) dedi ki: Mansûr bana yazdı, ben de (mektubu) ona okudum ve onu bir adama İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan (şöyle) anlatırken işittim: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem öğle namazını kıldı, sonra yüzünü onlara (sahabeye) döndü. 'Namazda yeni bir şey mi oldu?' dediler. 'O da nedir?' buyurdu. Yaptığı şeyi ona haber verdiler. Bunun üzerine bacağını (altına) kıvırdı, kıbleye yöneldi ve iki secde yaptı, sonra selam verdi. Sonra yüzünü onlara döndü ve şöyle buyurdu: 'Ben ancak bir beşerim; sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Unuttuğum zaman bana hatırlatın.' Ve şöyle buyurdu: 'Eğer namazda (yeni) bir şey olsaydı size haber verirdim.' Ve şöyle buyurdu: 'Sizden biri namazında kuşkuya düşerse (yanılırsa), doğruya en yakın olanı araştırsın, sonra onun üzerine tamamlasın, sonra da iki secde yapsın.'"
1245. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، يَقُولُ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ مَنْ أَوْهَمَ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَتَحَرَّ الصَّوَابَ ثُمَّ يَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ مَا يَفْرُغُ وَهُوَ جَالِسٌ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Şu'be'den, (o) Hakem'den anlattı. (O) dedi ki: Ebu Vâil'i şöyle derken işittim: Abdullah (b. Mes'ûd) dedi ki: "Kim namazında yanılırsa (kuşkuya düşerse) doğruyu araştırsın. Sonra (namazı) bitirdikten sonra otururken iki secde yapsın."
1246. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ مَنْ شَكَّ أَوْ أَوْهَمَ فَلْيَتَحَرَّ الصَّوَابَ ثُمَّ لْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Mis'ar'dan, (o) Hakem'den, (o) Ebu Vâil'den, (o da) Abdullah'tan anlattı. Dedi ki: "Kim şüphe eder veya yanılırsa (kuşkuya düşerse) doğruyu araştırsın, sonra iki secde yapsın."
1247. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ كَانُوا يَقُولُونَ إِذَا أَوْهَمَ يَتَحَرَّى الصَّوَابَ ثُمَّ يَسْجُدُ سَجْدَتَيْنِ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, İbn Avn'dan, (o da) İbrâhim'den haber verdi. (İbrâhim) dedi ki: "(Sahabeler) şöyle derlerdi: Bir kimse yanıldığında (kuşkuya düştüğünde) doğruyu araştırır, sonra iki secde yapar."
1248. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُسَافِعٍ عَنْ عُتْبَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ شَكَّ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ " .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, İbn Cüreyc'den haber verdi. (O) dedi ki: Abdullah b. Müsâfi', Utbe b. Muhammed b. el-Hâris'ten, (o da) Abdullah b. Ca'fer'den haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim namazında şüpheye düşerse, selam verdikten sonra iki secde yapsın."
1249. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ هَاشِمٍ، أَنْبَأَنَا الْوَلِيدُ، أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُسَافِعٍ، عَنْ عُتْبَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ شَكَّ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ التَّسْلِيمِ " .
Bize Muhammed b. Hâşim haber verdi. Bize Velîd haber verdi. Bize İbn Cüreyc, Abdullah b. Müsâfi'den, (o) Utbe b. Muhammed b. el-Hâris'ten, (o da) Abdullah b. Ca'fer'den haber verdi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim namazında şüpheye düşerse, selam verdikten sonra iki secde yapsın."
1250. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُسَافِعٍ، أَنَّ مُصْعَبَ بْنَ شَيْبَةَ، أَخْبَرَهُ عَنْ عُتْبَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ شَكَّ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ " .
Bize Muhammed b. İsmail b. İbrâhim haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc anlattı. İbn Cüreyc dedi ki: Bana Abdullah b. Müsâfi' haber verdi ki; Mus'ab b. Şeybe ona Utbe b. Muhammed b. el-Hâris'ten, (o da) Abdullah b. Ca'fer'den haber vermiş ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim namazında şüpheye düşerse, selam verdikten sonra iki secde yapsın."
1251. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، وَرَوْحٌ، - هُوَ ابْنُ عُبَادَةَ - عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُسَافِعٍ، أَنَّ مُصْعَبَ بْنَ شَيْبَةَ، أَخْبَرَهُ عَنْ عُتْبَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ شَكَّ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ " . قَالَ حَجَّاجٌ " بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ " . وَقَالَ رَوْحٌ " وَهُوَ جَالِسٌ " .
Bize Hârûn b. Abdullah haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc ve Ravh -ki İbn Ubâde'dir-, İbn Cüreyc'den anlattı. (İbn Cüreyc) dedi ki: Bana Abdullah b. Müsâfi' haber verdi ki; Mus'ab b. Şeybe ona Utbe b. Muhammed b. el-Hâris'ten, (o da) Abdullah b. Ca'fer'den haber vermiş ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim namazında şüpheye düşerse iki secde yapsın." Haccâc: "Selam verdikten sonra" (ilavesini) söyledi. Ravh ise: "Otururken" (dedi).
1252. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا قَامَ يُصَلِّي جَاءَهُ الشَّيْطَانُ فَلَبَسَ عَلَيْهِ صَلاَتَهُ حَتَّى لاَ يَدْرِي كَمْ صَلَّى فَإِذَا وَجَدَ أَحَدُكُمْ ذَلِكَ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ " .
Bize Kuteybe, Mâlik'ten, (o) İbn Şihâb'dan, (o) Ebu Seleme'den, (o da) Ebu Hureyre'den haber verdi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Sizden biri namaza kalktığında şeytan ona gelir ve kaç rekat kıldığını bilmeyinceye kadar namazını karıştırır. Sizden biri bu durumu yaşarsa, otururken iki secde yapsın."
1253. Hadis
أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا نُودِيَ لِلصَّلاَةِ أَدْبَرَ الشَّيْطَانُ لَهُ ضُرَاطٌ فَإِذَا قُضِيَ التَّثْوِيبُ أَقْبَلَ حَتَّى يَخْطُرَ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ حَتَّى لاَ يَدْرِي كَمْ صَلَّى فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ ذَلِكَ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ " .
Bize Bişr b. Hilâl haber verdi. Dedi ki: Bize Abdulvâris, Hişâm ed-Destevâî'den, (o) Yahya b. Ebî Kesîr'den, (o) Ebu Seleme'den, (o da) Ebu Hureyre'den anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Namaz için ezan okunduğunda şeytan yellenerek arkasını döner ve kaçar. Kamet (tesvîb) bittiğinde ise geri gelir, kişi ile kalbi arasına girer. Sonunda kişi kaç rekat kıldığını bilemez hale gelir. Sizden biri bu durumu görürse (yaşarsa) iki secde yapsın."
1254. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ خَمْسًا فَقِيلَ لَهُ أَزِيدَ فِي الصَّلاَةِ قَالَ " وَمَا ذَاكَ " . قَالُوا صَلَّيْتَ خَمْسًا . فَثَنَى رِجْلَهُ وَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr -lafız İbn el-Müsennâ'nındır- haber verdi. Dediler ki: Bize Yahya, Şu'be'den, (o) Hakem'den, (o) İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o da) Abdullah'tan anlattı. Dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem öğle namazını beş rekat kıldı. Kendisine: 'Namazda artırma mı yapıldı?' denildi. 'O da nedir?' buyurdu. 'Beş rekat kıldınız' dediler. Bunun üzerine bacağını (altına) kıvırdı ve iki secde yaptı."
1255. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ شُمَيْلٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، وَمُغِيرَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ صَلَّى بِهِمُ الظُّهْرَ خَمْسًا فَقَالُوا إِنَّكَ صَلَّيْتَ خَمْسًا . فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ بَعْدَ مَا سَلَّمَ وَهُوَ جَالِسٌ .
Bize Abde b. Abdurrahim haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Şümeyl haber verdi. Dedi ki: Bize Şu'be, Hakem'den ve Mugîre'den, (onlar) İbrâhim'den, (o) Alkame'den, (o) Abdullah'tan, (o da) Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem nakletti ki: O, onlara öğle namazını beş rekat kıldırdı. (Sahabeler): "Sen beş rekat kıldın" dediler. Bunun üzerine selam verdikten sonra otururken iki secde yaptı.
1256. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ آدَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُفَضَّلُ بْنُ مُهَلْهَلٍ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سُوَيْدٍ، قَالَ صَلَّى عَلْقَمَةُ خَمْسًا فَقِيلَ لَهُ فَقَالَ مَا فَعَلْتُ . قُلْتُ بِرَأْسِي بَلَى . قَالَ وَأَنْتَ يَا أَعْوَرُ فَقُلْتُ نَعَمْ . فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ حَدَّثَنَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ صَلَّى خَمْسًا فَوَشْوَشَ الْقَوْمُ بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ فَقَالُوا لَهُ أَزِيدَ فِي الصَّلاَةِ قَالَ " لاَ " . فَأَخْبَرُوهُ فَثَنَى رِجْلَهُ فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ قَالَ " إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ " .
Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bana Yahya b. Âdem anlattı. Dedi ki: Bize Mufaddal b. Mühelhel, Hasen b. Ubeydullah'tan, (o) İbrâhim b. Süveyd'den anlattı. Dedi ki: "Alkame beş rekat kıldı. Kendisine (durum) söylendi. O: 'Yapmadım (beş kılmadım)' dedi. Ben başımla 'Evet (kıldın)' dedim. (Alkame): 'Sen de mi (öyle diyorsun) ey şaşı?' dedi. Ben de: 'Evet' dedim. Bunun üzerine iki secde yaptı. Sonra bize Abdullah'tan, (o da) Nebi'den sallallâhu aleyhi ve sellem, onun beş rekat kıldığını anlattı. (Şöyle ki): Topluluk birbirleriyle fısıldaştı ve ona: 'Namazda artırma mı yapıldı?' dediler. (Peygamber): 'Hayır' buyurdu. Ona (durumu) haber verdiler. Bunun üzerine bacağını (altına) kıvırdı ve iki secde yaptı. Sonra: 'Ben ancak bir beşerim; sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum' buyurdu."
1257. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ، قَالَ سَمِعْتُ الشَّعْبِيَّ، يَقُولُ سَهَا عَلْقَمَةُ بْنُ قَيْسٍ فِي صَلاَتِهِ فَذَكَرُوا لَهُ بَعْدَ مَا تَكَلَّمَ فَقَالَ أَكَذَلِكَ يَا أَعْوَرُ قَالَ نَعَمْ . فَحَلَّ حُبْوَتَهُ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَىِ السَّهْوِ وَقَالَ هَكَذَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ وَسَمِعْتُ الْحَكَمَ يَقُولُ كَانَ عَلْقَمَةُ صَلَّى خَمْسًا .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Mâlik b. Miğvel'den anlattı. (O) dedi ki: Şa'bî'yi şöyle derken işittim: "Alkame b. Kays namazında yanıldı. Konuştuktan sonra ona (durumu) hatırlattılar. (Alkame): 'Öyle mi oldu ey şaşı?' dedi. (O da): 'Evet' dedi. Bunun üzerine (Alkame) oturuşunu (hubvesini) bozdu, sonra iki sehiv secdesi yaptı ve: 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem böyle yaptı' dedi." (Râvi) dedi ki: Hakem'i şöyle derken işittim: "Alkame beş rekat kılmıştı."
1258. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، أَنَّ عَلْقَمَةَ، صَلَّى خَمْسًا فَلَمَّا سَلَّمَ قَالَ إِبْرَاهِيمُ بْنُ سُوَيْدٍ يَا أَبَا شِبْلٍ صَلَّيْتَ خَمْسًا . فَقَالَ أَكَذَلِكَ يَا أَعْوَرُ فَسَجَدَ سَجْدَتَىِ السَّهْوِ ثُمَّ قَالَ هَكَذَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Süfyân'dan, (o) Hasen b. Ubeydullah'tan, (o da) İbrâhim'den haber verdi. Alkame beş rekat kıldı. Selam verince İbrâhim b. Süveyd: "Ey Ebu Şibl! Beş rekat kıldın" dedi. (Alkame): "Öyle mi oldu ey şaşı?" dedi. Sonra iki sehiv secdesi yaptı, sonra: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem böyle yaptı" dedi.
1259. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ النَّهْشَلِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى إِحْدَى صَلاَتَىِ الْعَشِيِّ خَمْسًا فَقِيلَ لَهُ أَزِيدَ فِي الصَّلاَةِ فَقَالَ " وَمَا ذَاكَ " . قَالُوا صَلَّيْتَ خَمْسًا . قَالَ " إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ وَأَذْكُرُ كَمَا تَذْكُرُونَ " . فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ انْفَتَلَ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah, Ebu Bekir en-Nehşelî'den, (o) Abdurrahman b. el-Esved'den, (o) babasından, (o da) Abdullah'tan haber verdi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem günün sonundaki iki namazdan birini beş rekat kıldırdı. Kendisine: "Namazda artırma mı yapıldı?" denildi. "O da nedir?" buyurdu. "Beş rekat kıldınız" dediler. Buyurdu ki: "Ben ancak bir beşerim; sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum, sizin hatırladığınız gibi ben de hatırlarım." Sonra iki secde yaptı, sonra (namazdan) ayrıldı.
1260. Hadis
أَخْبَرَنَا الرَّبِيعُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ اللَّيْثِ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يُوسُفَ، مَوْلَى عُثْمَانَ عَنْ أَبِيهِ، يُوسُفَ أَنَّ مُعَاوِيَةَ، صَلَّى إِمَامَهُمْ فَقَامَ فِي الصَّلاَةِ وَعَلَيْهِ جُلُوسٌ فَسَبَّحَ النَّاسُ فَتَمَّ عَلَى قِيَامِهِ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ بَعْدَ أَنْ أَتَمَّ الصَّلاَةَ ثُمَّ قَعَدَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ نَسِيَ شَيْئًا مِنْ صَلاَتِهِ فَلْيَسْجُدْ مِثْلَ هَاتَيْنِ السَّجْدَتَيْنِ " .
Bize Rebî' b. Süleyman haber verdi. Dedi ki: Bize Şuayb b. Leys anlattı. Dedi ki: Bize Leys, Muhammed b. Aclân'dan, (o) Osman'ın azatlısı Muhammed b. Yûsuf'tan, (o da) babası Yûsuf'tan anlattı ki; Muâviye onlara imam olarak namaz kıldırdı ve namazda oturması gereken yerde ayağa kalktı. İnsanlar tesbih getirdiler (sübhanallah dediler) ancak o kıyamına devam etti (oturmadı). Sonra namazı tamamladıktan sonra otururken iki secde yaptı. Sonra minbere oturdu ve dedi ki: "Ben Resûlullah'ı sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işittim: 'Kim namazından bir şey unutursa, şu iki secde gibi iki secde yapsın.'"
1261. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، وَيُونُسُ، وَاللَّيْثُ، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، أَخْبَرَهُمْ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ ابْنَ بُحَيْنَةَ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ فِي الثِّنْتَيْنِ مِنَ الظُّهْرِ فَلَمْ يَجْلِسْ فَلَمَّا قَضَى صَلاَتَهُ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ كَبَّرَ فِي كُلِّ سَجْدَةٍ وَهُوَ جَالِسٌ قَبْلَ أَنْ يُسَلِّمَ وَسَجَدَهُمَا النَّاسُ مَعَهُ مَكَانَ مَا نَسِيَ مِنَ الْجُلُوسِ .
Bize Ahmed b. Amr b. es-Serh haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi. Dedi ki: Bana Amr, Yunus ve Leys haber verdi ki; İbn Şihâb onlara Abdurrahman el-A'rec'den, (o da) Abdullah İbn Buhayne'den haber vermiş ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem öğle namazının iki rekatında (sonra) ayağa kalktı ve oturmadı. Namazını bitirince, selam vermeden önce otururken her secdede tekbir getirerek iki secde yaptı. İnsanlar da unuttuğu oturuşun yerine (telafi olarak) onunla birlikte o iki secdeyi yaptılar.
1262. Hadis
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارِ، بُنْدَارٌ - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا كَانَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ تَنْقَضِي فِيهِمَا الصَّلاَةُ أَخَّرَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَقَعَدَ عَلَى شِقِّهِ مُتَوَرِّكًا ثُمَّ سَلَّمَ .
Bize Ya'kub b. İbrahim ed-Devrakî ve Muhammed b. Beşşâr (Bundâr) -lafız onundur- anlattılar. Dediler ki: Bize Yahya b. Said anlattı. Dedi ki: Bize Abdulhamid b. Cafer anlattı. Dedi ki: Bana Muhammed b. Amr b. Ata, Ebu Humeyd es-Sâidî'den naklen anlattı. Dedi ki: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem namazın tamamlandığı iki rekâtta (son oturuşta) olduğu zaman, sol ayağını (sağ taraftan) dışarı çıkarır ve sol kalçası üzerine teverrük şeklinde otururdu. Sonra selam verirdi."
1263. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَرْفَعُ يَدَيْهِ إِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ وَإِذَا رَكَعَ وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ وَإِذَا جَلَسَ أَضْجَعَ الْيُسْرَى وَنَصَبَ الْيُمْنَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى وَيَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَعَقَدَ ثِنْتَيْنِ الْوُسْطَى وَالإِبْهَامَ وَأَشَارَ .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Asım b. Küleyb'den, o da babasından, o da Vâil b. Hucr'dan naklen anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i gördüm; namaza başlarken, rükûya giderken ve rükûdan başını kaldırdığında ellerini kaldırırdı. Oturduğunda sol (ayağını) yatırır, sağ (ayağını) dikerdi. Sol elini sol uyluğu, sağ elini de sağ uyluğu üzerine koyardı. (Sağ elinin) orta parmağı ile başparmağını (halka yaparak) birleştirir ve (şehadet parmağıyla) işaret ederdi."
1264. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مَيْمُونٍ الرَّقِّيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ يُوسُفَ الْفِرْيَابِيُّ - قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، أَنَّهُ رَأَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ فَافْتَرَشَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَوَضَعَ ذِرَاعَيْهِ عَلَى فَخِذَيْهِ وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ يَدْعُو بِهَا .
Bize Muhammed b. Ali b. Meymun er-Rakkî haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed —ki o İbn Yusuf el-Firyâbî'dir— anlattı. Dedi ki: Bize Süfyan, Asım b. Küleyb'den, o da babasından, o da Vâil b. Hucr'dan naklen anlattı: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazda oturduğunu, sol ayağını (altına alıp) yaydığını, kollarını uylukları üzerine koyduğunu ve şehadet parmağıyla işaret ederek dua ettiğini gördüm."
1265. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، قَالَ قُلْتُ لأَنْظُرَنَّ إِلَى صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ يُصَلِّي فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ فَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى حَاذَتَا أُذُنَيْهِ ثُمَّ أَخَذَ شِمَالَهُ بِيَمِينِهِ فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ رَفَعَهُمَا مِثْلَ ذَلِكَ وَوَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ فَلَمَّا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ رَفَعَهُمَا مِثْلَ ذَلِكَ فَلَمَّا سَجَدَ وَضَعَ رَأْسَهُ بِذَلِكَ الْمَنْزِلِ مِنْ يَدَيْهِ ثُمَّ جَلَسَ فَافْتَرَشَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى وَحَدَّ مِرْفَقَهُ الأَيْمَنَ عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَقَبَضَ ثِنْتَيْنِ وَحَلَّقَ وَرَأَيْتُهُ يَقُولُ هَكَذَا وَأَشَارَ بِشْرٌ بِالسَّبَّابَةِ مِنَ الْيُمْنَى وَحَلَّقَ الإِبْهَامَ وَالْوُسْطَى .
Bize İsmail b. Mes'ud haber verdi. Dedi ki: Bize Bişr b. el-Mufaddal haber verdi. Dedi ki: Bize Asım b. Küleyb, babasından, o da Vâil b. Hucr'dan naklen anlattı. Dedi ki: (Kendi kendime) "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazına bakacağım, nasıl namaz kılıyor" dedim. "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kalktı ve kıbleye yöneldi. Ellerini kulaklarının hizasına gelinceye kadar kaldırdı. Sonra sağ (eli) ile solunu tuttu. Rükûya gitmek istediğinde ellerini yine o şekilde kaldırdı. (Rükûda) ellerini dizlerinin üzerine koydu. Rükûdan başını kaldırdığında ellerini yine o şekilde kaldırdı. Secde ettiğinde başını ellerinin arasına koydu. Sonra oturdu ve sol ayağını yaydı. Sol elini sol uyluğunun üzerine koydu. Sağ dirseğini sağ uyluğunun üzerine koydu. İki (parmağını) yumdu ve (diğerleriyle) halka yaptı. Onu şöyle yaparken gördüm" -Bişr sağ elinin şehadet parmağıyla işaret etti, başparmak ve orta parmağıyla halka yaptı.-
1266. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، - شَيْخٌ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ - ثُمَّ لَقِيتُ الشَّيْخَ فَقَالَ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ يَقُولُ صَلَّيْتُ إِلَى جَنْبِ ابْنِ عُمَرَ فَقَلَّبْتُ الْحَصَى فَقَالَ لِي ابْنُ عُمَرَ لاَ تُقَلِّبِ الْحَصَى فَإِنَّ تَقْلِيبَ الْحَصَى مِنَ الشَّيْطَانِ وَافْعَلْ كَمَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَفْعَلُ . قُلْتُ وَكَيْفَ رَأَيْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَفْعَلُ قَالَ هَكَذَا وَنَصَبَ الْيُمْنَى وَأَضْجَعَ الْيُسْرَى وَوَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى وَيَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ .
Bize Muhammed b. Mansur haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan anlattı. Dedi ki: Bize Yahya b. Said, Müslim b. Ebî Meryem'den —ki o Medineli bir şeyhtir— naklen anlattı. (Yahya dedi ki:) Sonra bu şeyhle karşılaştım. Dedi ki: Ali b. Abdurrahman'ı şöyle derken işittim: "İbn Ömer'in yanında namaz kılıyordum. (Namazda) çakıl taşlarıyla oynuyordum (onları çeviriyordum). İbn Ömer bana: 'Çakıl taşlarıyla oynama. Çünkü çakıl taşlarını çevirmek şeytandandır. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i gördüğüm gibi yap' dedi. Ben: 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i nasıl yaparken gördün?' dedim. Dedi ki: 'Böyle.' Ve sağ (ayağını) dikti, sol (ayağını) yatırdı. Sağ elini sağ uyluğunun, sol elini de sol uyluğunun üzerine koydu ve şehadet parmağıyla işaret etti."
1267. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ رَآنِي ابْنُ عُمَرَ وَأَنَا أَعْبَثُ، بِالْحَصَى فِي الصَّلاَةِ فَلَمَّا انْصَرَفَ نَهَانِي وَقَالَ اصْنَعْ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ . قُلْتُ وَكَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ قَالَ كَانَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ وَضَعَ كَفَّهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ وَقَبَضَ - يَعْنِي أَصَابِعَهُ كُلَّهَا - وَأَشَارَ بِأُصْبُعِهِ الَّتِي تَلِي الإِبْهَامَ وَوَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى .
Bize Kuteybe b. Said, Malik'ten, o da Müslim b. Ebî Meryem'den, o da Ali b. Abdurrahman'dan naklen haber verdi. (Ali) dedi ki: "İbn Ömer beni namazda çakıl taşlarıyla oynarken gördü. Namazı bitirince beni bundan men etti ve: 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yaptığı gibi yap' dedi. Ben: 'O nasıl yapardı?' dedim. Dedi ki: 'Namazda oturduğu zaman sağ avucunu (sağ) uyluğunun üzerine koyar, parmaklarının hepsini yumar ve başparmağının yanındaki (şehadet) parmağıyla işaret ederdi. Sol avucunu da sol uyluğunun üzerine koyardı.'"
1268. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ زَائِدَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ كُلَيْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي أَنَّ وَائِلَ بْنَ حُجْرٍ، قَالَ قُلْتُ لأَنْظُرَنَّ إِلَى صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ يُصَلِّي فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ فَوَصَفَ قَالَ ثُمَّ قَعَدَ وَافْتَرَشَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَوَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ وَرُكْبَتِهِ الْيُسْرَى وَجَعَلَ حَدَّ مِرْفَقِهِ الأَيْمَنِ عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى ثُمَّ قَبَضَ اثْنَتَيْنِ مِنْ أَصَابِعِهِ وَحَلَّقَ حَلْقَةً ثُمَّ رَفَعَ أُصْبُعَهُ فَرَأَيْتُهُ يُحَرِّكُهَا يَدْعُو بِهَا . مُخْتَصَرٌ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübarek, Zâide'den, o da Asım b. Küleyb'den haber verdi. Dedi ki: Bana babam anlattı ki Vâil b. Hucr şöyle demiş: "(Kendi kendime) 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazına bakacağım, nasıl namaz kılıyor' dedim. Ve ona baktım. (Râvi hadisi) vasfetti. (Ve şöyle dedi): Sonra oturdu ve sol ayağını yaydı. Sol avucunu uyluğunun ve sol dizinin üzerine koydu. Sağ dirseğini sağ uyluğunun üzerine koydu. Sonra parmaklarından ikisini yumdu ve bir halka yaptı. Sonra (şehadet) parmağını kaldırdı. Onu hareket ettirdiğini ve onunla dua ettiğini gördüm." —Muhtasardır.
1269. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلاَةِ وَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ وَرَفَعَ أُصْبُعَهُ الَّتِي تَلِي الإِبْهَامَ فَدَعَا بِهَا وَيَدَهُ الْيُسْرَى عَلَى رُكْبَتِهِ بَاسِطُهَا عَلَيْهَا .
Bize Muhammed b. Rafi' haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrezzak anlattı. Dedi ki: Bize Ma'mer, Ubeydullah'tan, o da Nâfi'den, o da İbn Ömer'den haber verdi (ki): "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazda oturduğu zaman ellerini dizlerinin üzerine koyar, başparmağının yanındaki (şehadet) parmağını kaldırır ve onunla dua ederdi. Sol eli ise dizinin üzerinde, onu (dizin üzerine) yaymış bir halde olurdu."
1270. Hadis
أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْوَزَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي زِيَادٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُشِيرُ بِأُصْبُعِهِ إِذَا دَعَا وَلاَ يُحَرِّكُهَا . قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ وَزَادَ عَمْرٌو قَالَ أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ رَأَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَدْعُو كَذَلِكَ وَيَتَحَامَلُ بِيَدِهِ الْيُسْرَى عَلَى رِجْلِهِ الْيُسْرَى .
Bize Eyyub b. Muhammed el-Vezzân haber verdi. Dedi ki: Bize Haccac anlattı. (Dedi ki:) İbn Cüreyc dedi ki: Bana Ziyad, Muhammed b. Aclân'dan, o da Âmir b. Abdullah b. Zübeyr'den, o da Abdullah b. Zübeyr'den haber verdi (ki): "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem dua ettiği zaman parmağıyla işaret eder, onu hareket ettirmezdi." İbn Cüreyc dedi ki: Amr şunu ekledi (dedi ki): Bana Âmir b. Abdullah b. Zübeyr, babasından haber verdi ki, o Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'i böyle dua ederken ve sol eliyle sol ayağına yüklenirken (dayanırken) görmüş.
1271. Hadis
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمَّارٍ الْمَوْصِلِيُّ، عَنِ الْمُعَافَى، عَنْ عِصَامِ بْنِ قُدَامَةَ، عَنْ مَالِكٍ، - وَهُوَ ابْنُ نُمَيْرٍ الْخُزَاعِيِّ - عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاضِعًا يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى فِي الصَّلاَةِ وَيُشِيرُ بِأُصْبُعِهِ .
Bana Muhammed b. Abdullah b. Ammar el-Mevsılî, el-Muâfâ'dan, o da İsâm b. Kudâme'den, o da Malik'ten —ki o İbn Numeyr el-Huzaî'dir—, o da babasından naklen haber verdi. (Babası) dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i namazda sağ elini sağ uyluğu üzerine koymuş, parmağıyla işaret ederken gördüm."
1272. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَجْلاَنَ، عَنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَجُلاً، كَانَ يَدْعُو بِأُصْبُعَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَحِّدْ أَحِّدْ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize Safvan b. İsa anlattı. Dedi ki: Bize İbn Aclân, Ka'kâ'dan, o da Ebu Salih'ten, o da Ebu Hureyre'den naklen anlattı ki: "Bir adam iki parmağıyla dua ediyordu. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'Birle, birle (tek parmağınla yap)!'"
1273. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ الْمُخَرِّمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ سَعْدٍ، قَالَ مَرَّ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا أَدْعُو بِأَصَابِعِي فَقَالَ " أَحِّدْ أَحِّدْ " . وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ .
Bize Muhammed b. Abdullah b. el-Mübarek el-Muharrimî haber verdi. Dedi ki: Bize Ebu Muaviye anlattı. Dedi ki: Bize A'meş, Ebu Salih'ten, o da Sa'd'dan naklen anlattı. Dedi ki: "Ben parmaklarımla dua ederken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanıma uğradı ve: 'Birle, birle (tek parmağınla yap)!' buyurdu ve şehadet parmağıyla işaret etti."
1274. Hadis
أَخْبَرَنِي أَحْمَدُ بْنُ يَحْيَى الصُّوفِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عِصَامُ بْنُ قُدَامَةَ الْجَدَلِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكُ بْنُ نُمَيْرٍ الْخُزَاعِيُّ، مِنْ أَهْلِ الْبَصْرَةِ أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَاعِدًا فِي الصَّلاَةِ وَاضِعًا ذِرَاعَهُ الْيُمْنَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى رَافِعًا أُصْبُعَهُ السَّبَّابَةَ قَدْ أَحْنَاهَا شَيْئًا وَهُوَ يَدْعُو .
Bana Ahmed b. Yahya es-Sûfî haber verdi. Dedi ki: Bize Ebu Nuaym anlattı. Dedi ki: Bize İsâm b. Kudâme el-Cedelî anlattı. Dedi ki: Bana Basra ehlinden Malik b. Numeyr el-Huzaî anlattı ki, babası ona şöyle anlatmış: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i namazda otururken, sağ kolunu sağ uyluğu üzerine koymuş, dua ederken şehadet parmağını —onu biraz bükmüş olarak— kaldırmış halde gördüm."
1275. Hadis
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَعَدَ فِي التَّشَهُّدِ وَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ لاَ يُجَاوِزُ بَصَرُهُ إِشَارَتَهُ .
Bize Ya'kub b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya, İbn Aclân'dan, o da Âmir b. Abdullah b. Zübeyr'den, o da babasından naklen anlattı ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem teşehhüdde oturduğu zaman sol avucunu sol uyluğunun üzerine koyar ve şehadet parmağıyla işaret ederdi. Bakışları işaretini (parmağını) geçmezdi."
1276. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي اللَّيْثُ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ عَنْ رَفْعِ أَبْصَارِهِمْ عِنْدَ الدُّعَاءِ فِي الصَّلاَةِ إِلَى السَّمَاءِ أَوْ لَتُخْطَفَنَّ أَبْصَارُهُمْ " .
Bize Ahmed b. Amr b. es-Serh, İbn Vehb'den haber verdi. Dedi ki: Bana Leys, Cafer b. Rabia'dan, o da A'rec'den, o da Ebu Hureyre'den haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'İnsanlar (ya) namazda dua ederken gözlerini göğe dikmekten vazgeçerler ya da gözleri (kör olup) ellerinden alınır!'"
1277. Hadis
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَبُو عُبَيْدِ اللَّهِ الْمَخْزُومِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، وَمَنْصُورٌ، عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ كُنَّا نَقُولُ فِي الصَّلاَةِ قَبْلَ أَنْ يُفْرَضَ التَّشَهُّدُ السَّلاَمُ عَلَى اللَّهِ السَّلاَمُ عَلَى جِبْرِيلَ وَمِيكَائِيلَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تَقُولُوا هَكَذَا فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ هُوَ السَّلاَمُ وَلَكِنْ قُولُوا التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ " .
Bize Said b. Abdurrahman Ebu Ubeydullah el-Mahzumî haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, A'meş ve Mansur'dan, onlar Şakik b. Seleme'den, o da İbn Mesud'dan naklen anlattı. Dedi ki: "Teşehhüd farz kılınmadan önce biz namazda şöyle derdik: 'Selam Allah'ın üzerine olsun. Selam Cebrail ve Mikail'in üzerine olsun.' Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'Böyle söylemeyin. Çünkü Allah azze ve celle, (bizatihi) Selam'dır. Lakin şöyle deyin: et-Tahiyyâtü lillâhi ve's-salavâtü ve't-tayyibât. es-Selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh. es-Selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh. (Selamlar, dualar ve güzellikler Allah içindir. Ey Peygamber! Selam, Allah'ın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selam bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.)'"
1278. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُعَلِّمُنَا التَّشَهُّدَ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ .
Bize Ahmed b. Süleyman haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Adem anlattı. Dedi ki: Bize Abdurrahman b. Humeyd anlattı. Dedi ki: Bize Ebu'z-Zübeyr, Tâvus'tan, o da İbn Abbas'tan naklen anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, bize Kur'an'dan bir sure öğretir gibi teşehhüdü öğretirdi."