Yanılma (Sehiv) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1280. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، ح وَأَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ يُونُسَ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ حِطَّانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ الأَشْعَرِيَّ، قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَطَبَنَا فَعَلَّمَنَا سُنَّتَنَا وَبَيَّنَ لَنَا صَلاَتَنَا فَقَالَ ‏"‏ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاَةِ فَأَقِيمُوا صُفُوفَكُمْ ثُمَّ لْيَؤُمَّكُمْ أَحَدُكُمْ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا قَالَ ‏{‏ وَلاَ الضَّالِّينَ ‏}‏ فَقُولُوا آمِينَ يُجِبْكُمُ اللَّهُ ثُمَّ إِذَا كَبَّرَ وَرَكَعَ فَكَبِّرُوا وَارْكَعُوا فَإِنَّ الإِمَامَ يَرْكَعُ قَبْلَكُمْ وَيَرْفَعُ قَبْلَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَتِلْكَ بِتِلْكَ وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقُولُوا اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَالَ عَلَى لِسَانِ نَبِيِّهِ صلى الله عليه وسلم سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ثُمَّ إِذَا كَبَّرَ وَسَجَدَ فَكَبِّرُوا وَاسْجُدُوا فَإِنَّ الإِمَامَ يَسْجُدُ قَبْلَكُمْ وَيَرْفَعُ قَبْلَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَتِلْكَ بِتِلْكَ وَإِذَا كَانَ عِنْدَ الْقَعْدَةِ فَلْيَكُنْ مِنْ قَوْلِ أَحَدِكُمْ أَنْ يَقُولَ التَّحِيَّاتُ الطَّيِّبَاتُ الصَّلَوَاتُ لِلَّهِ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Said, Hişam'dan, o da Katâde'den anlattı. (H) Yine bize Muhammed b. el-Müsennâ haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya anlattı. Dedi ki: Bize Hişam anlattı. Dedi ki: Bize Katâde, Yunus b. Cübeyr'den, o da Hıttân b. Abdullah'tan, o da (Ebu Musa) el-Eşarî'den naklen anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize hitap etti (konuşma yaptı). Bize sünnetimizi (izleyeceğimiz yolu) öğretti ve namazımızı açıkladı. Şöyle buyurdu: 'Namaza kalktığınız zaman saflarınızı düzeltin. Sonra biriniz size imam olsun. O tekbir alınca siz de tekbir alın. "Ve'led-dâllîn" dediği zaman "Âmin" deyin ki Allah size icabet etsin. Sonra o tekbir alıp rükûya gidince siz de tekbir alıp rükûya gidin. Muhakkak ki İmam sizden önce rükûya gider ve sizden önce (başını) kaldırır.' Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (devamla) şöyle buyurdu: 'İşte bu, şuna karşılıktır (yani imamın erken davranması, sizin geç davranmanızla dengelenir).' 'İmam "Semiallâhü limen hamideh" (Allah, kendisine hamd edeni işitti) dediği zaman, siz "Allâhümme Rabbenâ leke'l-hamd" (Ey Allah'ım! Rabbimiz! Hamd senin içindir) deyin. Çünkü Allah azze ve celle, Peygamberi sallallâhu aleyhi ve sellem'in lisanı üzere: "Allah, kendisine hamd edeni işitti" buyurmuştur. Sonra imam tekbir alıp secdeye gidince, siz de tekbir alıp secdeye gidin. Muhakkak ki imam sizden önce secdeye gider ve sizden önce (başını) kaldırır.' Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (devamla) şöyle buyurdu: 'İşte bu, şuna karşılıktır.' 'Oturuşta olduğunuz zaman, birinizin ilk sözü şu olsun: et-Tahiyyâtü't-tayyibâtü's-salavâtü lillâhi. es-Selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh. es-Selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh.'"