Binûn

Yanılma (Sehiv) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1305. Hadis

أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَطَاءُ بْنُ السَّائِبِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ صَلَّى بِنَا عَمَّارُ بْنُ يَاسِرٍ صَلاَةً فَأَوْجَزَ فِيهَا فَقَالَ لَهُ بَعْضُ الْقَوْمِ لَقَدْ خَفَّفْتَ أَوْ أَوْجَزْتَ الصَّلاَةَ ‏.‏ فَقَالَ أَمَّا عَلَى ذَلِكَ فَقَدْ دَعَوْتُ فِيهَا بِدَعَوَاتٍ سَمِعْتُهُنَّ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا قَامَ تَبِعَهُ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ هُوَ أَبِي غَيْرَ أَنَّهُ كَنَى عَنْ نَفْسِهِ فَسَأَلَهُ عَنِ الدُّعَاءِ ثُمَّ جَاءَ فَأَخْبَرَ بِهِ الْقَوْمَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ بِعِلْمِكَ الْغَيْبَ وَقُدْرَتِكَ عَلَى الْخَلْقِ أَحْيِنِي مَا عَلِمْتَ الْحَيَاةَ خَيْرًا لِي وَتَوَفَّنِي إِذَا عَلِمْتَ الْوَفَاةَ خَيْرًا لِي اللَّهُمَّ وَأَسْأَلُكَ خَشْيَتَكَ فِي الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَأَسْأَلُكَ كَلِمَةَ الْحَقِّ فِي الرِّضَا وَالْغَضَبِ وَأَسْأَلُكَ الْقَصْدَ فِي الْفَقْرِ وَالْغِنَى وَأَسْأَلُكَ نَعِيمًا لاَ يَنْفَدُ وَأَسْأَلُكَ قُرَّةَ عَيْنٍ لاَ تَنْقَطِعُ وَأَسْأَلُكَ الرِّضَاءَ بَعْدَ الْقَضَاءِ وَأَسْأَلُكَ بَرْدَ الْعَيْشِ بَعْدَ الْمَوْتِ وَأَسْأَلُكَ لَذَّةَ النَّظَرِ إِلَى وَجْهِكَ وَالشَّوْقَ إِلَى لِقَائِكَ فِي غَيْرِ ضَرَّاءَ مُضِرَّةٍ وَلاَ فِتْنَةٍ مُضِلَّةٍ اللَّهُمَّ زَيِّنَّا بِزِينَةِ الإِيمَانِ وَاجْعَلْنَا هُدَاةً مُهْتَدِينَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Habib b. Arabî haber verdi. Dedi ki: Bize Hammad anlattı. Dedi ki: Bize Atâ b. es-Sâib, babasından naklen anlattı. Dedi ki: "Ammar b. Yasir bize bir namaz kıldırdı ve namazı kısa tuttu. Cemaatten bazıları ona: 'Namazı hafiflettin (veya kısa tuttun)' dediler. O da: 'Bunda bir sakınca yok, ben namazda Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den işittiğim dualarla dua ettim' dedi. (Ammar) kalkınca cemaatten bir adam —o benim babamdır, fakat (tevazudan) kendinden kinaye yoluyla bahsetti— onu takip etti ve o duayı sordu. Sonra gelip cemaate (o duayı) şöyle haber verdi: 'Allâhümme bi-ilmike'l-gaybe ve kudretike ale'l-halkı. Ahyinî mâ alimte'l-hayâte hayran lî. Ve teveffenî izâ alimte'l-vefâte hayran lî. Allâhümme ve es'elüke haşyeteke fi'l-gaybi ve'ş-şehâdeti. Ve es'elüke kelimete'l-hakkı fi'r-rızâ ve'l-gadabi. Ve es'elüke'l-kasde fi'l-fakri ve'l-gınâ. Ve es'elüke naîmen lâ yenfedü. Ve es'elüke kurrate aynin lâ tenkatı'. Ve es'elüke'r-rızâa ba'de'l-kadâ. Ve es'elüke berde'l-ayşi ba'de'l-mevti. Ve es'elüke lezzete'n-nazari ilâ vechike ve'ş-şevka ilâ likâike fî gayri darrâe mudırratin ve lâ fitnetin mudilletin. Allâhümme zeyyinnâ bi-zîneti'l-îmâni vec'alnâ hüdâten mühtedîn. (Ey Allah'ım! Gaybı bilmen ve mahlukat üzerindeki kudretin hakkı için; hayat benim için hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat. Ölüm benim için hayırlı olduğu zaman canımı al. Ey Allah'ım! Gizlide ve açıkta senden korkmayı isterim. Rıza ve öfke anında hak sözü söylemeyi isterim. Fakirlikte ve zenginlikte itidalli olmayı isterim. Tükenmeyen bir nimet isterim. Kesilmeyen bir göz aydınlığı isterim. Kazadan (hükmünden) sonra rızayı isterim. Ölümden sonra hayatın serinliğini/rahatlığını isterim. Yüzüne bakmanın lezzetini ve sana kavuşmanın şevkini; zarar verici bir sıkıntı ve saptırıcı bir fitne olmaksızın isterim. Ey Allah'ım! Bizi iman süsüyle süsle ve bizi hidayete ermiş rehberler kıl.)'"