1340. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، قَالَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الزُّبَيْرِ يُهَلِّلُ فِي دُبُرِ الصَّلاَةِ يَقُولُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَلاَ نَعْبُدُ إِلاَّ إِيَّاهُ لَهُ النِّعْمَةُ وَلَهُ الْفَضْلُ وَلَهُ الثَّنَاءُ الْحَسَنُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ . ثُمَّ يَقُولُ ابْنُ الزُّبَيْرِ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهَلِّلُ بِهِنَّ فِي دُبُرِ الصَّلاَةِ .
Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Abde anlattı. Dedi ki: Bize Hişâm b. Urve, Ebû'z-Zübeyr'den anlattı. Dedi ki: Abdullah b. ez-Zübeyr namazın arkasından tehlil getirir (şöyle) derdi: "Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. Lâ ilâhe illallâh ve lâ na'büdü illâ iyyâh, lehü'n-ni'meti ve lehü'l-fadlu ve lehü's-senâü'l-hasen. Lâ ilâhe illallâhü muhlisîne lehü'd-dîne velev kerehi'l-kâfirûn." (Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. O her şeye kadirdir. Allah'tan başka ilah yoktur. Biz ancak O'na ibadet ederiz. Nimet O'nundur, lütuf O'nundur, güzel övgü O'nundur. Kafirler hoşlanmasa da dini yalnız O'na halis kılarak 'Allah'tan başka ilah yoktur' deriz.) Sonra İbnü'z-Zübeyr şöyle derdi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazın arkasından bunlarla tehlil getirirdi."