Güneş Tutulması (Küsûf) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1496. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْمِسْوَرِ الزُّهْرِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ كَسَفَتِ الشَّمْسُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَطَالَ الْقِيَامَ ثُمَّ رَكَعَ فَأَطَالَ الرُّكُوعَ ثُمَّ رَفَعَ فَأَطَالَ - قَالَ شُعْبَةُ وَأَحْسَبُهُ قَالَ فِي السُّجُودِ نَحْوَ ذَلِكَ - وَجَعَلَ يَبْكِي فِي سُجُودِهِ وَيَنْفُخُ وَيَقُولُ ‏"‏ رَبِّ لَمْ تَعِدْنِي هَذَا وَأَنَا أَسْتَغْفِرُكَ لَمْ تَعِدْنِي هَذَا وَأَنَا فِيهِمْ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا صَلَّى قَالَ ‏"‏ عُرِضَتْ عَلَىَّ الْجَنَّةُ حَتَّى لَوْ مَدَدْتُ يَدِي تَنَاوَلْتُ مِنْ قُطُوفِهَا وَعُرِضَتْ عَلَىَّ النَّارُ فَجَعَلْتُ أَنْفُخُ خَشْيَةَ أَنْ يَغْشَاكُمْ حَرُّهَا وَرَأَيْتُ فِيهَا سَارِقَ بَدَنَتَىْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَأَيْتُ فِيهَا أَخَا بَنِي دُعْدُعٍ سَارِقَ الْحَجِيجِ فَإِذَا فُطِنَ لَهُ قَالَ هَذَا عَمَلُ الْمِحْجَنِ وَرَأَيْتُ فِيهَا امْرَأَةً طَوِيلَةً سَوْدَاءَ تُعَذَّبُ فِي هِرَّةٍ رَبَطَتْهَا فَلَمْ تُطْعِمْهَا وَلَمْ تَسْقِهَا وَلَمْ تَدَعْهَا تَأْكُلُ مِنْ خَشَاشِ الأَرْضِ حَتَّى مَاتَتْ وَإِنَّ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لاَ يَنْكَسِفَانِ لِمَوْتِ أَحَدٍ وَلاَ لِحَيَاتِهِ وَلَكِنَّهُمَا آيَتَانِ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ فَإِذَا انْكَسَفَتْ إِحْدَاهُمَا - أَوْ قَالَ فَعَلَ أَحَدُهُمَا شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ - فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Muhammed b. Abdirrahman b. el-Misver ez-Zührî haber verdi. Dedi ki: Bize Gunder anlattı. (O), Şu'be'den, (o), Atâ b. es-Sâib'den, (o), babasından, (o), Abdullah b. Amr'dan nakletti. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem döneminde güneş tutuldu. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kıldı. Kıyamı uzattı. Sonra rükû etti ve rükûu uzattı. Sonra (başını) kaldırdı ve (kıyamı) uzattı. -Şu'be dedi ki: Zannedersem secdede de bunun benzerini (yaptığını) söyledi.- Secdesinde ağlamaya ve üflemeye başladı. Şöyle diyordu: 'Rabbim! Ben senden mağfiret dilerken bana bunu vaat etmedin! Ben içlerinde iken bana bunu vaat etmedin!' Namazı bitirince şöyle buyurdu: 'Bana Cennet arz olundu (gösterildi). Hatta elimi uzatsam salkımlarından alacaktım. Bana Cehennem de arz olundu. Sıcağı sizi kaplar korkusuyla (ona) üflemeye başladım. Orada Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in iki devesini çalan hırsızı gördüm. Orada hacıları çalan Benî Du'du'nun kardeşini gördüm; fark edildiği zaman "Bu bastonun işi (bastonuma takıldı)" derdi. Orada uzun boylu siyah bir kadın gördüm; bağladığı, doyurmadığı, su vermediği ve yerin haşeratından yemesine izin vermediği, sonunda ölen bir kedi yüzünden azap görüyordu. Şüphesiz güneş ve ay, bir kimsenin ölümü veya hayatı sebebiyle tutulmazlar. Lakin onlar Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Onlardan birinin tutulduğunu -veya onlardan biri bunu yaptığında- gördüğünüz zaman Allah -azze ve celle-'nin zikrine koşun.'"