1580. Hadis
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ هَارُونَ - قَالَ أَنْبَأَنَا حُمَيْدٌ، عَنِ الْحَسَنِ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، خَطَبَ بِالْبَصْرَةِ فَقَالَ أَدُّوا زَكَاةَ صَوْمِكُمْ فَجَعَلَ النَّاسُ يَنْظُرُ بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ فَقَالَ مَنْ هَا هُنَا مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ قُومُوا إِلَى إِخْوَانِكُمْ فَعَلِّمُوهُمْ فَإِنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَضَ صَدَقَةَ الْفِطْرِ عَلَى الصَّغِيرِ وَالْكَبِيرِ وَالْحُرِّ وَالْعَبْدِ وَالذَّكَرِ وَالأُنْثَى نِصْفَ صَاعٍ مِنْ بُرٍّ أَوْ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ أَوْ شَعِيرٍ .
Bize Alî b. Hucr haber verdi. Dedi ki: Bize Yezîd -ki o İbn Hârûn'dur- anlattı. Dedi ki: Bize Humeyd bildirdi. (O), el-Hasan'dan nakletti ki: İbn Abbâs Basra'da hutbe verdi ve şöyle dedi: "Orucunuzun zekâtını ödeyin." İnsanlar birbirlerine bakmaya başladılar. Bunun üzerine (İbn Abbâs): "Medine ehlinden kim varsa kalksın, kardeşlerine öğretsinler, çünkü onlar bilmiyorlar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem fıtır sadakasını küçük-büyük, hür-köle, erkek-kadın üzerine buğdaydan yarım sâ' veya hurma ya da arpadan bir sâ' olarak farz kıldı" dedi.