2066. Hadis
أَخْبَرَنَا هَنَّادٌ، عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، دَخَلَتْ يَهُودِيَّةٌ عَلَيْهَا فَاسْتَوْهَبَتْهَا شَيْئًا فَوَهَبَتْ لَهَا عَائِشَةُ فَقَالَتْ أَجَارَكِ اللَّهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ . قَالَتْ عَائِشَةُ فَوَقَعَ فِي نَفْسِي مِنْ ذَلِكَ حَتَّى جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " إِنَّهُمْ لَيُعَذَّبُونَ فِي قُبُورِهِمْ عَذَابًا تَسْمَعُهُ الْبَهَائِمُ " .
Bize Hennad haber verdi; Ebu Muaviye'den, A'meş'ten, Şakik'ten, Mesruk'tan, Aişe'den (naklen): Yanına bir Yahudi kadın girdi ve ondan bir şey istedi. Aişe de ona (istediğini) verdi. (Kadın): "Allah seni kabir azabından korusun," dedi. Aişe dedi ki: "Bu (söz) içime işledi (aklıma takıldı). Nihayet Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem gelince bunu ona anlattım. Şöyle buyurdu: 'Şüphesiz onlar kabirlerinde öyle bir azapla azaplandırılırlar ki hayvanlar onu işitir.'"