2309. Hadis
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ، قَالَ كُنَّا نُسَافِرُ فِي رَمَضَانَ فَمِنَّا الصَّائِمُ وَمِنَّا الْمُفْطِرُ لاَ يَعِيبُ الصَّائِمُ عَلَى الْمُفْطِرِ وَلاَ يَعِيبُ الْمُفْطِرُ عَلَى الصَّائِمِ .
Yahya b. Habîb b. Arabî bize haber verip dedi ki; Hammâd bize Saîd el-Cüreyîrî'den, o Ebû Nadra'dan naklen anlattı ki: Ebû Saîd şöyle dedi: "Biz Ramazan'da yolculuk yapardık. Kimimiz oruçlu, kimimiz oruçsuz olurdu. Ne oruçlu oruçsuzu ayıplar, ne de oruçsuz oruçluyu ayıplardı."