Zekât Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2536. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَجْلاَنَ، عَنْ عِيَاضٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ رَجُلاً، دَخَلَ الْمَسْجِدَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ ‏"‏ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ جَاءَ الْجُمُعَةَ الثَّانِيَةَ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَقَالَ ‏"‏ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ جَاءَ الْجُمُعَةَ الثَّالِثَةَ فَقَالَ ‏"‏ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ تَصَدَّقُوا ‏"‏ ‏.‏ فَتَصَدَّقُوا فَأَعْطَاهُ ثَوْبَيْنِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ تَصَدَّقُوا ‏"‏ ‏.‏ فَطَرَحَ أَحَدَ ثَوْبَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَلَمْ تَرَوْا إِلَى هَذَا إِنَّهُ دَخَلَ الْمَسْجِدَ بِهَيْئَةٍ بَذَّةٍ فَرَجَوْتُ أَنْ تَفْطُنُوا لَهُ فَتَصَدَّقُوا عَلَيْهِ فَلَمْ تَفْعَلُوا فَقُلْتُ تَصَدَّقُوا ‏.‏ فَتَصَدَّقْتُمْ فَأَعْطَيْتُهُ ثَوْبَيْنِ ثُمَّ قُلْتُ تَصَدَّقُوا ‏.‏ فَطَرَحَ أَحَدَ ثَوْبَيْهِ خُذْ ثَوْبَكَ ‏"‏ ‏.‏ وَانْتَهَرَهُ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ anlattı; dedi ki: Bize İbn Aclân anlattı; İyâz'dan; Ebû Saîd'den naklen: Bir adam Cuma günü mescide girdi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hutbe veriyordu. Buyurdu ki: "İki rekat namaz kıl." Sonra (adam) ikinci Cuma günü geldi, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (yine) hutbe veriyordu. Buyurdu ki: "İki rekat namaz kıl." Sonra (adam) üçüncü Cuma günü geldi. (Resûlullah) buyurdu ki: "İki rekat namaz kıl." Sonra (Resûlullah cemaate): "Sadaka verin" buyurdu. İnsanlar sadaka verdiler. (Resûlullah toplanan sadakalardan) o adama iki elbise verdi. Sonra (tekrar): "Sadaka verin" buyurdu. Adam (aldığı) iki elbiseden birini (sadaka olarak) attı. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şu adama bakmaz mısınız? O mescide perişan bir kıyafetle girdi. Ben de ona dikkat etmenizi (durumunu fark etmenizi) ve ona sadaka vermenizi umdum; fakat yapmadınız. Ben de 'Sadaka verin' dedim. Siz sadaka verdiniz, ben de ona iki elbise verdim. Sonra (tekrar) 'Sadaka verin' dedim. O (bu sefer) iki elbisesinden birini (sadaka olarak) attı. Elbiseni al!" Ve onu azarladı.