2591. Hadis
أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ حَمْزَةَ - قَالَ حَدَّثَنِي الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ هَارُونَ بْنِ رِئَابٍ، أَنَّهُ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ قَبِيصَةَ بْنِ مُخَارِقٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ تَصْلُحُ الْمَسْأَلَةُ إِلاَّ لِثَلاَثَةٍ رَجُلٍ أَصَابَتْ مَالَهُ جَائِحَةٌ فَيَسْأَلُ حَتَّى يُصِيبَ سِدَادًا مِنْ عَيْشٍ ثُمَّ يُمْسِكَ وَرَجُلٍ تَحَمَّلَ حَمَالَةً فَيَسْأَلُ حَتَّى يُؤَدِّيَ إِلَيْهِمْ حَمَالَتَهُمْ ثُمَّ يُمْسِكَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ وَرَجُلٍ يَحْلِفُ ثَلاَثَةُ نَفَرٍ مِنْ قَوْمِهِ مِنْ ذَوِي الْحِجَا بِاللَّهِ لَقَدْ حَلَّتِ الْمَسْأَلَةُ لِفُلاَنٍ فَيَسْأَلُ حَتَّى يُصِيبَ قِوَامًا مِنْ مَعِيشَةٍ ثُمَّ يُمْسِكَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ فَمَا سِوَى ذَلِكَ سُحْتٌ " .
Bize Hişâm b. Ammâr haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ —ki İbn Hamza'dır— anlattı; dedi ki: Bana Evzâî anlattı; Hârûn b. Riâb'dan; ona da Ebu Bekr anlatmış; Kabîsa b. Muhârik'tan naklen; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "İstemek (dilenmek) ancak üç kişi için uygundur (helaldir): (Birincisi:) Malına bir afet (bela) isabet eden kişi; geçimine yetecek miktarı elde edinceye kadar ister, sonra bırakır. (İkincisi:) Bir diyet borcu (hamâle) yüklenen kişi; o borcu (sahiplerine) ödeyinceye kadar ister, sonra istemeyi bırakır. (Üçüncüsü:) Kavminden akıl sahibi üç kişinin 'Vallahi falancaya istemek helal olmuştur (fakirlik isabet etmiştir),' diye yemin ettiği kişi; geçimini sağlayacak miktarı elde edinceye kadar ister, sonra istemeyi bırakır. Bunun dışındakiler (haram olan) suhttur."