2601. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الْجَبَّارِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَانِي ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِي ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِي فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا حَكِيمُ إِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ فَمَنْ أَخَذَهُ بِطِيبِ نَفْسٍ بُورِكَ لَهُ فِيهِ وَمَنْ أَخَذَهُ بِإِشْرَافِ نَفْسٍ لَمْ يُبَارَكْ لَهُ فِيهِ وَكَانَ كَالَّذِي يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى " .
Bize Abdulcebbâr b. El-Alâ b. Abdulcebbâr haber verdi; Süfyân'dan; Zührî'den; dedi ki: Bana Urve haber verdi; Hakîm b. Hizâm'dan naklen; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den (bir şey) istedim, bana verdi. Sonra (yine) istedim, bana verdi. Sonra (tekrar) istedim, bana verdi. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ey Hakîm! Şüphesiz bu mal tatlı bir yeşilliktir (caziptir). Kim onu gönül hoşluğuyla (göz dikmeden/tamah etmeden) alırsa, o malda kendisine bereket verilir. Kim de onu hırsla (göz dikerek) alırsa, o malda kendisine bereket verilmez; o yiyip de doymayan kimse gibi olur. Üst el (veren el), alt elden (alan elden) daha hayırlıdır."