Zekât Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2612. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَكَمُ، عَنِ ابْنِ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ رَجُلاً مِنْ بَنِي مَخْزُومٍ عَلَى الصَّدَقَةِ فَأَرَادَ أَبُو رَافِعٍ أَنْ يَتْبَعَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ الصَّدَقَةَ لاَ تَحِلُّ لَنَا وَإِنَّ مَوْلَى الْقَوْمِ مِنْهُمْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Ali haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ anlattı; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; dedi ki: Bize Hakem anlattı; İbn Ebî Râfi'den; babasından naklen; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Benî Mahzûm'dan bir adamı zekât toplamakla görevlendirdi. Ebu Râfi' de (yardımcı olmak veya pay almak için) onun peşinden gitmek istedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz sadaka (zekât) bize helal değildir. Ve şüphesiz bir kavmin mevlası (azatlısı) da onlardandır."