2903. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَلاَّمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ رُومَانَ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهَا " يَا عَائِشَةُ لَوْلاَ أَنَّ قَوْمَكِ حَدِيثُ عَهْدٍ بِجَاهِلِيَّةٍ لأَمَرْتُ بِالْبَيْتِ فَهُدِمَ فَأَدْخَلْتُ فِيهِ مَا أُخْرِجَ مِنْهُ وَأَلْزَقْتُهُ بِالأَرْضِ وَجَعَلْتُ لَهُ بَابَيْنِ بَابًا شَرْقِيًّا وَبَابًا غَرْبِيًّا فَإِنَّهُمْ قَدْ عَجَزُوا عَنْ بِنَائِهِ فَبَلَغْتُ بِهِ أَسَاسَ إِبْرَاهِيمَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ " . قَالَ فَذَلِكَ الَّذِي حَمَلَ ابْنَ الزُّبَيْرِ عَلَى هَدْمِهِ . قَالَ يَزِيدُ وَقَدْ شَهِدْتُ ابْنَ الزُّبَيْرِ حِينَ هَدَمَهُ وَبَنَاهُ وَأَدْخَلَ فِيهِ مِنَ الْحِجْرِ وَقَدْ رَأَيْتُ أَسَاسَ إِبْرَاهِيمَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ حِجَارَةً كَأَسْنِمَةِ الإِبِلِ مُتَلاَحِكَةً .
Bize Abdurrahman b. Muhammed b. Sellâm haber verdi; (o dedi ki) bize Yezid b. Hârûn haber verdi; (o dedi ki) bize Cerîr b. Hâzim haber verdi; (o dedi ki) bize Yezid b. Rûmân haber verdi; Urve'den; Âişe'den (nakledildiğine göre) Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona şöyle buyurmuştur: "Ey Âişe! Eğer kavmin cahiliye döneminden yeni kurtulmuş olmasaydı, Beyt'in (Kâbe'nin) yıkılmasını emrederdim. Ondan dışarıda bırakılan kısmı içine dahil ederdim. (Kapısının eşiğini) yere indirirdim ve ona biri doğuda biri batıda olmak üzere iki kapı yapardım. Çünkü onlar onu inşa etmekte aciz kaldılar (imkanları yetmedi). Ben onu İbrahim aleyhisselâm'ın temellerine ulaştırırdım." (Râvi) dedi ki: İbnü'z-Zübeyr'i onu yıkmaya sevk eden şey buydu. Yezid dedi ki: İbnü'z-Zübeyr onu yıkıp yeniden inşa ettiğinde ve Hicr'den (bir kısmı) ona dahil ettiğinde ben şahit oldum. İbrahim aleyhisselâm'ın temellerini gördüm; deve hörgüçleri gibi birbirine kenetlenmiş taşlardı.