3495. Hadis
أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عُثْمَانَ الْبَتِّيِّ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ سَلَمَةَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّهُ أَسْلَمَ وَأَبَتِ امْرَأَتُهُ أَنْ تُسْلِمَ فَجَاءَ ابْنٌ لَهُمَا صَغِيرٌ لَمْ يَبْلُغِ الْحُلُمَ فَأَجْلَسَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الأَبَ هَا هُنَا وَالأُمَّ هَا هُنَا ثُمَّ خَيَّرَهُ فَقَالَ " اللَّهُمَّ اهْدِهِ " . فَذَهَبَ إِلَى أَبِيهِ .
Bize Mahmûd b. Gaylân haber verdi; dedi ki bize Abdurrezzâk anlattı; dedi ki bize Süfyân, Osman el-Bettî'den, o Abdülhamîd b. Seleme el-Ensârî'den, o babasından, o da dedesinden şöyle nakletti: "O (dedesi) Müslüman oldu fakat karısı Müslüman olmayı reddetti. Henüz buluğ çağına ermemiş küçük bir oğulları vardı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem babayı şuraya, anneyi de şuraya oturttu. Sonra çocuğu (ikisi arasında) muhayyer bıraktı ve: 'Allah'ım ona hidayet ver' buyurdu. Bunun üzerine çocuk babasına gitti."