Kadınlarla Geçinme Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3963. Hadis

أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ قَيْسٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَائِشَةَ، تَقُولُ أَلاَ أُحَدِّثُكُمْ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَعَنِّي قُلْنَا بَلَى ‏.‏ قَالَتْ لَمَّا كَانَتْ لَيْلَتِي انْقَلَبَ فَوَضَعَ نَعْلَيْهِ عِنْدَ رِجْلَيْهِ وَوَضَعَ رِدَاءَهُ وَبَسَطَ إِزَارَهُ عَلَى فِرَاشِهِ وَلَمْ يَلْبَثْ إِلاَّ رَيْثَمَا ظَنَّ أَنِّي قَدْ رَقَدْتُ ثُمَّ انْتَعَلَ رُوَيْدًا وَأَخَذَ رِدَاءَهُ رُوَيْدًا ثُمَّ فَتَحَ الْبَابَ رُوَيْدًا وَخَرَجَ وَأَجَافَهُ رُوَيْدًا وَجَعَلْتُ دِرْعِي فِي رَأْسِي فَاخْتَمَرْتُ وَتَقَنَّعْتُ إِزَارِي وَانْطَلَقْتُ فِي إِثْرِهِ حَتَّى جَاءَ الْبَقِيعَ فَرَفَعَ يَدَيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ وَأَطَالَ الْقِيَامَ ثُمَّ انْحَرَفَ وَانْحَرَفْتُ فَأَسْرَعَ فَأَسْرَعْتُ فَهَرْوَلَ فَهَرْوَلْتُ فَأَحْضَرَ فَأَحْضَرْتُ وَسَبَقْتُهُ فَدَخَلْتُ وَلَيْسَ إِلاَّ أَنِ اضْطَجَعْتُ فَدَخَلَ فَقَالَ ‏"‏ مَا لَكِ يَا عَائِشُ رَابِيَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ حَسِبْتُهُ قَالَ حَشْيَا قَالَ ‏"‏ لَتُخْبِرِنِّي أَوْ لَيُخْبِرَنِّي اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي فَأَخْبَرْتُهُ الْخَبَرَ قَالَ ‏"‏ أَنْتِ السَّوَادُ الَّذِي رَأَيْتُ أَمَامِي ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ - قَالَتْ - فَلَهَدَنِي لَهْدَةً فِي صَدْرِي أَوْجَعَتْنِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَظَنَنْتِ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْكِ وَرَسُولُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ مَهْمَا يَكْتُمِ النَّاسُ فَقَدْ عَلِمَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ - قَالَ - فَإِنَّ جِبْرِيلَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ أَتَانِي حِينَ رَأَيْتِ وَلَمْ يَكُنْ يَدْخُلُ عَلَيْكِ وَقَدْ وَضَعْتِ ثِيَابَكِ فَنَادَانِي فَأَخْفَى مِنْكِ فَأَجَبْتُهُ وَأَخْفَيْتُهُ مِنْكِ وَظَنَنْتُ أَنَّكِ قَدْ رَقَدْتِ فَكَرِهْتُ أَنْ أُوقِظَكِ وَخَشِيتُ أَنْ تَسْتَوْحِشِي فَأَمَرَنِي أَنْ آتِيَ أَهْلَ الْبَقِيعِ فَأَسْتَغْفِرَ لَهُمْ ‏"‏ ‏.‏ خَالَفَهُ حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ فَقَالَ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ قَيْسٍ ‏.‏

Bize Süleyman b. Dâvûd haber verdi, dedi ki: Bize İbn Vehb anlattı, dedi ki: Bana İbn Cüreyc, Abdullah b. Kesîr'den haber verdi. O, Muhammed b. Kays'ı şöyle derken işitmiştir: Âişe'yi şöyle derken işittim: "Size Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den ve kendimden bahsedeyim mi?" Biz: "Evet" dedik. Âişe şöyle anlattı: "Benim nöbet gecem olunca (Resûlullah) döndü (geldi), ayakkabılarını ayakucuna koydu, ridasını bıraktı, izârını (alt örtüsünü) döşeğinin üzerine serdi ve benim uyuduğumu zannedinceye kadar (kısa bir süre) bekledi. Sonra yavaşça ayakkabılarını giydi, ridasını yavaşça aldı, sonra kapıyı yavaşça açtı ve çıktı; sonra kapıyı yavaşça kapattı. Ben de hemen gömleğimi başıma geçirdim, başörtümü taktım, izârımı örtündüm ve peşinden gittim. Nihayet Bakî' (mezarlığına) geldi, ellerini üç defa kaldırdı ve uzun süre ayakta durdu. Sonra döndü, ben de döndüm. O hızlandı, ben de hızlandım. O koşar adımlarla yürüdü (hervele yaptı), ben de koşar adımlarla yürüdüm. O koştu, ben de koştum ve onu geçtim; (eve) girdim. Tam yatmıştım ki o içeri girdi ve: 'Ey Âişe! Sana ne oldu da (böyle) nefes nefese kalmışsın?' dedi." Süleyman (râvi) dedi ki: Zannedersem "Haşyâ (karnı şişmiş/nefesi sıkışmış)" kelimesini de söyledi. (Resûlullah): "Ya bana haber verirsin ya da Latîf ve Habîr olan (Allah) bana haber verir" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Babam anam sana feda olsun" dedim ve ona (olan biten) haberi verdim. "Demek önümde gördüğüm karaltı sendin?" dedi. "Evet" dedim. Bunun üzerine göğsüme öyle bir vurdu ki canımı acıttı ve: "Allah'ın ve Resûlü'nün sana haksızlık edeceğini mi zannettin?" buyurdu. Dedim ki: "İnsanlar neyi gizlerse gizlesin Allah onu bilir." (Resûlullah) "Evet" dedi ve şöyle devam etti: "Sen (durumu) gördüğün zaman Cebrail aleyhisselâm bana geldi. Sen kıyafetlerini çıkardığın için senin yanına girmedi. Bana seslendi ama (sesini) senden gizledi. Ben de ona cevap verdim ama (cevabımı) senden gizledim. Senin uyuduğunu zannettim, seni uyandırmak istemedim ve (tek başına kalınca) korkacağından endişe ettim. (Cebrail) bana, Bakî' ehline gidip onlar için istiğfar etmemi emretti." Haccâc b. Muhammed, (bu hadisin senedinde İbn Vehb'e) muhalefet etmiş ve şöyle demiştir: "İbn Cüreyc'den, o İbn Ebî Müleyke'den, o Muhammed b. Kays'tan..."