4136. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ جُبَيْرَ بْنَ مُطْعِمٍ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، جَاءَ هُوَ وَعُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكَلِّمَانِهِ فِيمَا قَسَمَ مِنْ خُمُسِ حُنَيْنٍ بَيْنَ بَنِي هَاشِمٍ وَبَنِي الْمُطَّلِبِ بْنِ عَبْدِ مَنَافٍ فَقَالاَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَسَمْتَ لإِخْوَانِنَا بَنِي الْمُطَّلِبِ بْنِ عَبْدِ مَنَافٍ وَلَمْ تُعْطِنَا شَيْئًا وَقَرَابَتُنَا مِثْلُ قَرَابَتِهِمْ . فَقَالَ لَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا أَرَى هَاشِمًا وَالْمُطَّلِبَ شَيْئًا وَاحِدًا " . قَالَ جُبَيْرُ بْنُ مُطْعِمٍ وَلَمْ يَقْسِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِبَنِي عَبْدِ شَمْسٍ وَلاَ لِبَنِي نَوْفَلٍ مِنْ ذَلِكَ الْخُمُسِ شَيْئًا كَمَا قَسَمَ لِبَنِي هَاشِمٍ وَبَنِي الْمُطَّلِبِ .
Bize Abdurrahman b. Abdullah b. Abdülhakem haber verdi. Dedi ki: Bize Şuayb b. Yahyâ haber verdi. Dedi ki: Bize Nâfi’ b. Yezîd, Yûnus b. Yezîd’den, o İbn Şihâb’dan naklen haber verdi. Dedi ki: Bana Saîd b. el-Müseyyeb haber verdi ki, Cübeyr b. Mut’im ona şunu anlatmış: Kendisinin ve Osman b. Affan’ın, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelerek, Huneyn ganimetlerinin humusundan (beşte birinden) Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları’na pay vermesi hakkında konuştuklarını söyledi. (Cübeyr) dedi ki: "Ey Resûlullah! Kardeşlerimiz Muttaliboğulları’na pay verdin ama bize hiçbir şey vermedin. Oysa bizim (sana olan) yakınlığımız onların yakınlığı gibidir" dedik. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onlara: "Ben Hâşim(oğulları) ile Muttalib(oğulları)nı bir görüyorum" buyurdu. Cübeyr b. Mut’im dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, o humustan Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları’na pay verdiği gibi, Abdüşemsoğulları’na ve Nevfeloğulları’na hiçbir pay vermedi.