439. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ لَيْثِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ أَرْسَلَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ - رضى الله عنه - الْمِقْدَادَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْأَلُهُ عَنِ الرَّجُلِ يَجِدُ الْمَذْىَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَغْسِلُ ذَكَرَهُ ثُمَّ لْيَتَوَضَّأْ " .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah, Leys b. Sa'd'dan; o Bükeyr b. el-Eşec'den; o da Süleyman b. Yesâr'dan [naklederek] haber verdi; dedi ki: Alî b. Ebî Tâlib radıyallahu anh, mezi çıkan adamın durumunu sorması için Mikdâd’ı Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e gönderdi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Zekerini [uzvunu] yıkasın, sonra da abdest alsın” buyurdu.