4566. Hadis
أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ قَالَ إِسْمَاعِيلُ حَدَّثَنَا حَكِيمُ بْنُ جَابِرٍ، ح وَأَنْبَأَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَكِيمُ بْنُ جَابِرٍ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الذَّهَبُ الْكِفَّةُ بِالْكِفَّةِ " . وَلَمْ يَذْكُرْ يَعْقُوبُ " الْكِفَّةُ بِالْكِفَّةِ " . فَقَالَ مُعَاوِيَةُ إِنَّ هَذَا لاَ يَقُولُ شَيْئًا . قَالَ عُبَادَةُ إِنِّي وَاللَّهِ مَا أُبَالِي أَنْ لاَ أَكُونَ بِأَرْضٍ يَكُونُ بِهَا مُعَاوِيَةُ إِنِّي أَشْهَدُ أَنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ذَلِكَ .
Bana Hârûn b. Abdullah haber verdi. Dedi ki: Bize Ebu Üsâme anlattı. Dedi ki: İsmail (şöyle) dedi: Bize Hakîm b. Câbir anlattı. (H) Yine bize Yakub b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya, İsmail'den anlattı. Dedi ki: Bize Hakîm b. Câbir, Ubâde b. Sâmit'ten naklen anlattı. Dedi ki: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: "Altın, kefe kefeye (tam ağırlığınca eşit) satılır." (Yakub rivayetinde "kefe kefeye" ifadesini zikretmedi.) Bunun üzerine Muâviye: "Bu (adam) bir şey söylemiyor (söylediği önemsiz)" dedi. Ubâde dedi ki: "Vallahi, Muâviye'nin bulunduğu bir yerde olmamam benim umurumda bile değil (korkmuyorum). Ben şehadet ederim ki Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle buyurduğunu işittim."