4565. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَلِيٍّ، أَنَّ أَبَا الْمُتَوَكِّلِ، مَرَّ بِهِمْ فِي السُّوقِ فَقَامَ إِلَيْهِ قَوْمٌ أَنَا مِنْهُمْ قَالَ قُلْنَا أَتَيْنَاكَ لِنَسْأَلَكَ عَنِ الصَّرْفِ . قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ قَالَ لَهُ رَجُلٌ مَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَيْرُ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ لَيْسَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ غَيْرُهُ . قَالَ فَإِنَّ الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقَ بِالْوَرِقِ - قَالَ سُلَيْمَانُ أَوْ قَالَ وَالْفِضَّةَ بِالْفِضَّةِ - وَالْبُرَّ بِالْبُرِّ وَالشَّعِيرَ بِالشَّعِيرِ وَالتَّمْرَ بِالتَّمْرِ وَالْمِلْحَ بِالْمِلْحِ سَوَاءً بِسَوَاءٍ فَمَنْ زَادَ عَلَى ذَلِكَ أَوِ ازْدَادَ فَقَدْ أَرْبَى وَالآخِذُ وَالْمُعْطِي فِيهِ سَوَاءٌ .
Bize İsmail b. Mes'ûd haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid, Süleyman b. Ali'den naklen anlattı ki Ebu'l-Mutevekkil, çarşıda onlara uğradı. İçlerinde benim de bulunduğum bir topluluk onun yanına kalktık (gittik). Dedik ki: "Sana sarf (para bozdurma/mübadele) konusunu sormak için geldik." Dedi ki: Ben Ebu Saîd el-Hudrî'den işittim. -Bir adam ona: "Seninle Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) arasında Ebu Saîd el-Hudrî'den başkası var mı?" diye sordu. O da: "Benimle O'nun arasında ondan başkası yoktur" dedi.- (Şöyle anlattı): "Altın altınla, gümüş gümüşle -Süleyman (şöyle) dedi: Veya 'gümüş gümüşle' (dedi)- buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla eşit şekilde (satılır). Kim buna bir ekleme yapar veya fazlasını isterse faize girmiş olur. Bunu alan da veren de (günahta) eşittir."