4640. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ أَدْرَكَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكُنْتُ عَلَى نَاضِحٍ لَنَا سَوْءٍ فَقُلْتُ لاَ يَزَالُ لَنَا نَاضِحُ سَوْءٍ يَا لَهْفَاهُ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " تَبِيعُنِيهِ يَا جَابِرُ " . قُلْتُ بَلْ هُوَ لَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ قَدْ أَخَذْتُهُ بِكَذَا وَكَذَا وَقَدْ أَعَرْتُكَ ظَهْرَهُ إِلَى الْمَدِينَةِ " . فَلَمَّا قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ هَيَّأْتُهُ فَذَهَبْتُ بِهِ إِلَيْهِ فَقَالَ " يَا بِلاَلُ أَعْطِهِ ثَمَنَهُ " . فَلَمَّا أَدْبَرْتُ دَعَانِي فَخِفْتُ أَنْ يَرُدَّهُ فَقَالَ " هُوَ لَكَ " .
Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana yetişti. Bizim kötü bir su devemizin üzerindeydim. Dedim ki: "Bizim hep böyle kötü devemiz olur, vah bana!" Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Onu bana satar mısın ey Câbir?" Dedim ki: "Bilakis o senindir ey Allah'ın Resûlü." Buyurdu ki: "Allah'ım onu bağışla! Allah'ım ona merhamet et! Onu şu şu fiyata aldım ve Medine'ye kadar sırtını (binmeyi) sana ödünç verdim." Medine'ye geldiğimde onu hazırladım ve ona götürdüm. Buyurdu ki: "Ey Bilal! Ona parasını ver." Ben arkamı dönüp giderken beni çağırdı. Deveyi geri vereceğinden korktum. Buyurdu ki: "O (deve de) senindir."