Kasâme (Faili Meçhul Cinayetlerde Yemin) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4716. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلٍ الأَنْصَارِيَّ، وَمُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودٍ، خَرَجَا إِلَى خَيْبَرَ فَتَفَرَّقَا فِي حَاجَتِهِمَا فَقُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ الأَنْصَارِيُّ فَجَاءَ مُحَيِّصَةُ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ أَخُو الْمَقْتُولِ وَحُوَيِّصَةُ بْنُ مَسْعُودٍ حَتَّى أَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَهَبَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ يَتَكَلَّمُ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الْكُبْرَ الْكُبْرَ ‏"‏ ‏.‏ فَتَكَلَّمَ مُحَيِّصَةُ وَحُوَيِّصَةُ فَذَكَرُوا شَأْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَهْلٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ تَحْلِفُونَ خَمْسِينَ يَمِينًا فَتَسْتَحِقُّونَ قَاتِلَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا كَيْفَ نَحْلِفُ وَلَمْ نَشْهَدْ وَلَمْ نَحْضُرْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فَتُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِخَمْسِينَ يَمِينًا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَقْبَلُ أَيْمَانَ قَوْمٍ كُفَّارٍ قَالَ فَوَدَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ قَالَ بُشَيْرٌ قَالَ لِي سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ لَقَدْ رَكَضَتْنِي فَرِيضَةٌ مِنْ تِلْكَ الْفَرَائِضِ فِي مِرْبَدٍ لَنَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdulvehhâb haber verdi. Dedi ki: Yahya b. Saîd'i şöyle derken işittim: Bana Büşeyr b. Yesâr, Sehl b. Ebî Hasme'den haber verdi ki: Abdullah b. Sehl el-Ensârî ve Muhayyisa b. Mes'ûd, Hayber'e gittiler. İhtiyaçları için ayrıldılar. Derken Abdullah b. Sehl el-Ensârî öldürüldü. Muhayyisa, maktulün kardeşi Abdurrahman ve Huvayyisa b. Mes'ûd gelip Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in huzuruna çıktılar. Abdurrahman konuşmaya davrandı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ona: "Büyüğe, büyüğe (bırak)," buyurdu. Bunun üzerine Muhayyisa ve Huvayyisa konuştular ve Abdullah b. Sehl'in durumunu anlattılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Elli yemin edersiniz ve katilinizi(n cezalandırılmasını) hak edersiniz," buyurdu. "Şahit olmadığımız ve hazır bulunmadığımız halde nasıl yemin edebiliriz?" dediler. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "O halde Yahudiler elli yeminle (sorumluluktan) kurtulurlar," buyurdu. Sahâbîler: "Ey Allah'ın Resûlü! Kâfir bir kavmin yeminlerini nasıl kabul ederiz?" dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onun diyetini ödedi. Büşeyr dedi ki: Sehl b. Ebî Hasme bana şöyle dedi: "(Bize verilen) o diyet develerinden biri, bize ait harman yerinde bana tekme attı."