4775. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى، أَنَّهُ سَمِعَ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي ابْنُ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَجُلاً، وَقَعَ فِي أَبٍ كَانَ لَهُ فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَلَطَمَهُ الْعَبَّاسُ فَجَاءَ قَوْمُهُ فَقَالُوا لَيَلْطِمَنَّهُ كَمَا لَطَمَهُ . فَلَبِسُوا السِّلاَحَ فَبَلَغَ ذَلِكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَصَعِدَ الْمِنْبَرَ فَقَالَ " أَيُّهَا النَّاسُ أَىُّ أَهْلِ الأَرْضِ تَعْلَمُونَ أَكْرَمُ عَلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ " . فَقَالُوا أَنْتَ . فَقَالَ " إِنَّ الْعَبَّاسَ مِنِّي وَأَنَا مِنْهُ لاَ تَسُبُّوا مَوْتَانَا فَتُؤْذُوا أَحْيَاءَنَا " . فَجَاءَ الْقَوْمُ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ نَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ غَضَبِكَ اسْتَغْفِرْ لَنَا .
Bize Ahmed b. Süleyman haber verdi. Dedi ki: Bize Ubeydullah, İsrail'den, o Abdulalâ'dan (naklederek) haber verdi. O, Saîd b. Cübeyr'i şöyle derken işitmiş: Bana İbn Abbâs haber verdi ki: Bir adam, Abbâs'ın cahiliye dönemindeki babası hakkında ileri geri konuştu. Abbâs da ona bir tokat attı. (Adamın) kavmi gelip: "O nasıl vurduysa biz de ona mutlaka (öyle) vuracağız (kısas yapacağız)," dediler ve silahlandılar. Bu durum Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e ulaştı. Minbere çıktı ve: "Ey insanlar! Yeryüzü halkından, Allah Azze ve Celle katında en keremli (değerli) bildiğiniz kimdir?" buyurdu. "Sensin," dediler. "Şüphesiz Abbâs bendendir, ben de ondanım. Ölülerimize sövmeyin, yoksa dirilerimizi incitirsiniz," buyurdu. Bunun üzerine o topluluk geldi ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Senin öfkenden Allah'a sığınırız, bizim için mağfiret dile," dediler.