4776. Hadis
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنِي الْقَعْنَبِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ هِلاَلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كُنَّا نَقْعُدُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْجِدِ فَإِذَا قَامَ قُمْنَا فَقَامَ يَوْمًا وَقُمْنَا مَعَهُ حَتَّى لَمَّا بَلَغَ وَسَطَ الْمَسْجِدِ أَدْرَكَهُ رَجُلٌ فَجَبَذَ بِرِدَائِهِ مِنْ وَرَائِهِ - وَكَانَ رِدَاؤُهُ خَشِنًا - فَحَمَّرَ رَقَبَتَهُ فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ احْمِلْ لِي عَلَى بَعِيرَىَّ هَذَيْنِ فَإِنَّكَ لاَ تَحْمِلُ مِنْ مَالِكَ وَلاَ مِنْ مَالِ أَبِيكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ وَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ لاَ أَحْمِلُ لَكَ حَتَّى تُقِيدَنِي مِمَّا جَبَذْتَ بِرَقَبَتِي " . فَقَالَ الأَعْرَابِيُّ لاَ وَاللَّهِ لاَ أُقِيدُكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَلِكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ كُلُّ ذَلِكَ يَقُولُ لاَ وَاللَّهِ لاَ أُقِيدُكَ . فَلَمَّا سَمِعْنَا قَوْلَ الأَعْرَابِيِّ أَقْبَلْنَا إِلَيْهِ سِرَاعًا فَالْتَفَتَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " عَزَمْتُ عَلَى مَنْ سَمِعَ كَلاَمِي أَنْ لاَ يَبْرَحَ مَقَامَهُ حَتَّى آذَنَ لَهُ " . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِرَجُلٍ مِنَ الْقَوْمِ " يَا فُلاَنُ احْمِلْ لَهُ عَلَى بَعِيرٍ شَعِيرًا وَعَلَى بَعِيرٍ تَمْرًا " . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " انْصَرِفُوا " .
Bana Muhammed b. Ali b. Meymûn haber verdi. Dedi ki: Bana Ka'nebî haber verdi. Dedi ki: Bana Muhammed b. Hilâl, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Biz Mescid'de Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte otururduk. O kalkınca biz de kalkardık. Bir gün kalktı, biz de onunla beraber kalktık. Mescidin ortasına varınca bir adam ona yetişti ve ridasından tutup arkadan çekti. Ridası sert (kumaştan) idi, boynunu kızarttı. (Adam): "Ey Muhammed! Şu iki deveme yükle (mal ver)! Zira sen ne kendi malından ne de babanın malından yüklüyor (veriyor) değilsin," dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Hayır, Allah'tan mağfiret dilerim! Boynumu (rida ile) çekmene karşılık bana kısas hakkı vermedikçe sana yükletmem (mal vermem)," buyurdu. Bedevi: "Hayır, vallahi sana kısas hakkı vermem!" dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu üç kez söyledi. (Bedevi) her defasında: "Hayır, vallahi sana kısas hakkı vermem!" diyordu. Biz Bedevinin sözünü işitince süratle ona doğru yöneldik. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize döndü ve: "Sözümü işiten kimseye, ben izin verinceye kadar yerinden ayrılmamasını emrediyorum (kararlılıkla istiyorum)," buyurdu. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem topluluktan bir adama: "Ey falan! Onun için bir deveye arpa, bir deveye de hurma yükle," buyurdu. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "(Artık) dağılın," buyurdu.