5121. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَفْصِ بْنَ عَمْرٍو، وَقَالَ، عَلَى إِثْرِهِ يُحَدِّثُ عَنْ يَعْلَى بْنِ مُرَّةَ، أَنَّهُ مَرَّ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُتَخَلِّقٌ فَقَالَ لَهُ " هَلْ لَكَ امْرَأَةٌ " . قُلْتُ لاَ . قَالَ " فَاغْسِلْهُ ثُمَّ اغْسِلْهُ ثُمَّ لاَ تَعُدْ " .
Muhammed b. Abdila’lâ bize haber verip dedi ki: Hâlid bize Şu’be’den, o Atâ b. es-Sâib’den (naklen) anlattı. Dedi ki: Ebû Hafs b. Amr’ı —ve hemen peşinden (onun)— Ya’lâ b. Mürre’den (naklen) anlatırken işittim: O (Ya’lâ), üzerinde halûk (kokusu) olduğu halde Nebi’nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanından geçti. (Nebi) ona: "Senin eşin var mı?" diye sordu. "Hayır" dedim. Buyurdu ki: "Onu yıka, sonra (tekrar) yıka, sonra bir daha yapma (sürünme)."