5142. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ شَاهِينَ الْوَاسِطِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنَا خَالِدٌ، عَنْ مُطَرِّفٍ، ح وَأَنْبَأَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَسْبَاطٌ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ أَبِي الْجَهْمِ، عَنْ أَبِي زَيْدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كُنْتُ قَاعِدًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَتَتْهُ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ . قَالَ " سِوَارَانِ مِنْ نَارٍ " . قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ طَوْقٌ مِنْ ذَهَبٍ . قَالَ " طَوْقٌ مِنْ نَارٍ " . قَالَتْ قُرْطَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ . قَالَ " قُرْطَيْنِ مِنْ نَارٍ " . قَالَ وَكَانَ عَلَيْهِمَا سِوَارَانِ مِنْ ذَهَبٍ فَرَمَتْ بِهِمَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْمَرْأَةَ إِذَا لَمْ تَتَزَيَّنْ لِزَوْجِهَا صَلِفَتْ عِنْدَهُ . قَالَ " مَا يَمْنَعُ إِحْدَاكُنَّ أَنْ تَصْنَعَ قُرْطَيْنِ مِنْ فِضَّةٍ ثُمَّ تُصَفِّرَهُ بِزَعْفَرَانٍ أَوْ بِعَبِيرٍ " . اللَّفْظُ لاِبْنِ حَرْبٍ .
İshak b. Şâhîn el-Vâsıtî bize haber verip dedi ki: Hâlid bize Mutarrif’ten anlattı. (Diğer tarikten) Ahmed b. Harb bize haber verip dedi ki: Esbât bize Mutarrif’ten, o Ebu’l-Cehm’den, o Ebû Zeyd’den, o da Ebû Hureyre’den (naklen) anlattı. Dedi ki: Nebi’nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanında oturuyordum. Ona bir kadın geldi ve: "Ey Allah’ın Resûlü! (Kadının taktığı) Altından iki bilezik (hakkında ne dersin)?" dedi. "Ateşten iki bileziktir" buyurdu. Kadın: "Ey Allah’ın Resûlü! Altından gerdanlık?" dedi. "Ateşten bir gerdanlıktır" buyurdu. Kadın: "Altından iki küpe?" dedi. "Ateşten iki küpedir" buyurdu. (Ravi) dedi ki: Kadının üzerinde altından iki bilezik vardı, onları (çıkarıp) attı. Ve: "Ey Allah’ın Resûlü! Kadın kocası için süslenmezse onun gözünde değersizleşir" dedi. Bunun üzerine (Resûlullah): "Sizden birinizin gümüşten iki küpe yapıp (takınıp), sonra onu safranla veya abîr (güzel koku) ile sarartmasına (altın rengi vermesine) ne engel var?" buyurdu. Lafız İbn Harb’e aittir.