5151. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي شَيْخٍ، أَنَّهُ سَمِعَ مُعَاوِيَةَ، وَعِنْدَهُ، جَمْعٌ مِنْ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ لُبْسِ الذَّهَبِ إِلاَّ مُقَطَّعًا قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ .
Muhammed b. el-Müsennâ bize haber verip dedi ki: İbn Ebî Adî bize Saîd’den, o Katâde’den, o da Ebû Şeyh’ten (naklen) anlattı. O, Muâviye’yi —yanında Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashabından bir topluluk varken— şöyle derken işitmiş: "Allah’ın Nebisi’nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) (küçük) parçalar halinde olması dışında altın takınmayı yasakladığını biliyor musunuz?" Onlar da: "Allah için, evet" dediler.