5160. Hadis
أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ غُرَابٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بَيْهَسُ بْنُ فَهْدَانَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو شَيْخٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ لُبْسِ الذَّهَبِ إِلاَّ مُقَطَّعًا . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدِيثُ النَّضْرِ أَشْبَهُ بِالصَّوَابِ وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ .
Ziyâd b. Eyyûb bana haber verip dedi ki: Ali b. Ğurâb bize anlatıp dedi ki: Beyhes b. Fehdân bize anlatıp dedi ki: Ebû Şeyh bize bildirip dedi ki: İbn Ömer’i şöyle derken işittim: "Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) (küçük) parçalar halinde olması dışında altın takınmayı yasakladı." Ebû Abdurrahman (Nesâî) dedi ki: Nadr’ın hadisi (Muâviye’den olan rivayet) doğru olmaya daha yakındır (benzerdir). Allah Teâlâ en doğrusunu bilir.