5168. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمَّارُ بْنُ رُزَيْقٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ صَعْصَعَةَ بْنِ صُوحَانَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ حَلْقَةِ الذَّهَبِ وَالْقَسِّيِّ وَالْمِيثَرَةِ وَالْجِعَةِ . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ الَّذِي قَبْلَهُ أَشْبَهُ بِالصَّوَابِ .
Muhammed b. Abdullah b. el-Mübârek bize haber verip dedi ki: Yahya b. Âdem bize anlatıp dedi ki: Ammâr b. Ruzeyk bize Ebû İshak’tan, o Sa’sa’a b. Sûhân’dan, o da Ali’den (naklen) anlattı. Dedi ki: Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bana altın yüzüğü, kassî (ipekli) kumaşı, meysireyi (minderi) ve ci’ayı yasakladı. Ebû Abdurrahman (Nesâî) dedi ki: Bundan önceki (Hübeyre rivayeti) doğru olmaya daha yakındır (benzerdir).