504. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا ثَوْرٌ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ مَوَاقِيتِ الصَّلاَةِ فَقَالَ " صَلِّ مَعِي " . فَصَلَّى الظُّهْرَ حِينَ زَاغَتِ الشَّمْسُ وَالْعَصْرَ حِينَ كَانَ فَىْءُ كُلِّ شَىْءٍ مِثْلَهُ وَالْمَغْرِبَ حِينَ غَابَتِ الشَّمْسُ وَالْعِشَاءَ حِينَ غَابَ الشَّفَقُ قَالَ ثُمَّ صَلَّى الظُّهْرَ حِينَ كَانَ فَىْءُ الإِنْسَانِ مِثْلَهُ وَالْعَصْرَ حِينَ كَانَ فَىْءُ الإِنْسَانِ مِثْلَيْهِ وَالْمَغْرِبَ حِينَ كَانَ قُبَيْلَ غَيْبُوبَةِ الشَّفَقِ . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ ثُمَّ قَالَ فِي الْعِشَاءِ أُرَى إِلَى ثُلُثِ اللَّيْلِ .
Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Hâris anlattı; dedi ki: Bize Sevr anlattı; bana Süleyman b. Mûsâ, Atâ b. Ebî Rabâh'tan; o da Câbir'den [naklederek] anlattı; bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e namaz vakitlerini sordu. [Resûlullah]: “Benimle beraber namaz kıl” buyurdu. Güneş [tepe noktasından] meylettiğinde öğleyi, her şeyin gölgesi kendisi kadar olduğunda ikindiyi, güneş battığında akşamı, akşamın kızıllığı (şafak) kaybolduğunda ise yatsıyı kıldı. Ertesi gün ise; insanın gölgesi kendisi kadar olduğunda öğleyi, insanın gölgesi iki katı olduğunda ikindiyi, akşamın kızıllığı kaybolmasından hemen önce akşamı kıldı. Abdullah b. el-Hâris [rivayetin devamında]: “Yatsı için sanırım gecenin üçte birine kadar [bekledi] dedi” [şeklinde nakletti].